Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39747 E. 2017/19594 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39747
KARAR NO : 2017/19594
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, asıl işveren olan davalı … ait iş yerinde; değişen alt işverenlere bağlı olarak çalıştığını, Ocak 2010 dönemi itibariyle aylık ücretinin, işveren tarafından Sağlık Bakanlığının 2009/32 ve 2009/64 sayılı Genelgeleri gerekçe gösterilerek düşürüldüğünü, bu durumun 4857 sayılı İş Kanunu’nun 62. maddesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürerek fark ücret alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ihale makamı konumunda olan müvekkili kurumun işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, 2009/32 sayılı Genelgeye göre yapılan değişiklikleri davacının 2010 yılında yeni alt işverenle imzaladığı iş sözleşmesi içeriği ile kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan ilk yargılama sonunda bilirkişi hesaplaması doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.09.2014 tarihli ilamı ile fark ücret alacağının reddi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 18.05.2015 tarih, 2015/14915 esas, 2015/17838 karar sayılı ilamı ile davacı işçi ile yüklenici firma arasında 2010 yılının başlangıç tarihinde imzalanan sözleşmenin aslının ibraz edilmesi istenilerek sözleşme asıllarındaki imzaya karşı davacıdan diyecekleri sorulup oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulması için karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya 2010 yılı Ocak ayından itibaren ödenen aylık ücretinin önceki seneye göre az ödenmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında geçerli olup olmadığı konusundadır.
4857 sayılı Kanun’un ‘”Çalışma Koşullarında Değişiklik ve İş Sözleşmesinin Feshi’ başlıklı 22. maddesinde iş yeri şartlarında yapılacak esaslı değişikliklerin yapılabilme şartları düzenlenmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 22. maddesinde: “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebinin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17. ila 21. madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma şartları her zaman değiştirebilir. Çalışma şartları da değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.” hükmünü içermektedir.
Madde metninde de açıkça “İşyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamayacaktır”.
Dosya içeriğine göre, Dairemizin 18.05.2015 tarihli bozma ilamına uyulmasından sonra, davalı Bakanlık ve dava dışı şirketten sözleşme asıllarının ibraz edilmesi istenilmiştir. Sunulan belgeler ile davacının yazı ve imza örnekleri temin edilerek Adli Grafoloji Uzmanından rapor alınmıştır. Hazırlanan raporda, sunulan sözleşmenin fotokopi olduğu, grafolojik incelemede şahısların yazı ve imzalarının belge asılları üzerinden incelenmesinin esas olduğu, fotokopi belgelerde yapılması mümkün montaj, ilave gibi tahrifatları belirlemenin mümkün olmadığı, ancak fotokopi belge ile mevcut imza ve yazı örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, davacının 2010 yılı başında ücretin düşürülmesine ilişkin imzaladığı sözleşme aslının sunulmamış olması karşısında, İş Kanunu 22. maddesi hükmüne uygun biçimde yazılı rızasının alındığından söz edilemeyecektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2017 tarihli 2015/22-3568 esas, 2017/462 sayılı kararında belirtildiği şekilde, önceki ücretin asgari ücretin belli bir oranda fazlası olarak kararlaştırıldığı durumda, bu oranın yeni dönemde de korunmasının esas olduğu gözetilerek 2009 yılı Aralık ayındaki ücret, o dönemdeki asgari ücrete oranlanarak tespit edilecek kat sayı esas alınarak işçinin 2010 yılı Ocak ayı ve sonrasındaki dönemde alması gereken ücreti belirlenmeli ve sonra ödenen ücreti mahsup edilerek fark ücret alacağı hesaplanmalıdır. (Miktar bakımından, mahkemece verilen 24.05.2013 tarihli kabul hükmünü temyiz eden davalı lehine oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek hüküm kurulmalıdır.) Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.