YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39952
KARAR NO : 2017/20295
KARAR TARİHİ : 03.10.2017
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
AVUKAT …
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde evrak kayıt memuru olarak çalıştığını, iş akdinin 11/08/2016 tarihinde …/… terör örgütü üyesi olması suçlamasıyla sözlü olarak, 1208/2016 tarihli ihtarnamesi ile de 4857 sayılı İş Kanununun 25-II-e maddesi ve diğer ahlak ve iyi niyete aykırılık maddeleri uyarınca sona erdirildiğinin bildirildiğini, tamamen gerçek dışı ve somut delillere dayanmayan suçlamalar olduğunu,davalı nezdinde işe başlamadan önce neredeyse hayatının tamamını ,,, ili ,,, ilçesine bağlı ,,, köyünde geçirdiğini, ilkokul mezunu olduğunu ve ortaokul diplomasını bile uzaktan eğitimle aldığını, herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üyeliği olmadığını, önceki geçim kaynağının çiftçilik olduğunu, özürlü kadrosuna başvuru yaptığını, terör örgütü ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, hakkında herhangi bir adli ve idari soruşturma başlatılmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının …/… terör örgütü üyeliği ile bu örgüte yardım ettiğinin belirlendiğini bu durum nedeniyle iş aktinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25-II.maddesine göre haklı olarak feshedildiğini belirtilerek haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının iş sözleşmesinin feshinde makul şüphe olduğu ve bunun şüphe feshine gerekçe oluşturduğu, cezai soruşturmadan bağımsız olarak eylemin sübuta ermesi boyutunda olmamakla beraber karar merci tarafından üyelik, aidiyet ve irtibat ya da iltisak noktasında bir kanaati ifade ettiği, davalı tarafından yapılan fesih işleminin geçerli olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
İş sözleşmesinin devamı konusunda davacının fesih sebebi yapılan davranışı kesin şekilde kanıtlanamamış ise de tanık anlatımları ile ortaya çıkan olgulardan işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez derecede şüphe meydana gelmiş olup bu durumda iş sözleşmesinin feshinin yerinde olduğu kabul edilmelidir.
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye” yönelik 667 sayılı KHK. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kamu Görevlilerine İlişkin Tedbirler” başlıklı 4. maddesinde, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen” lerin aynı maddenin (g) fıkrasına göre, “Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden” çıkarılacakları ve bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya dolaylı görev alamayacakları hükme bağlanmıştır. Davacının iş akdinin feshinin 667 sayılı KHK. den kaynaklanan yetki ile yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden; davacının, evrak kayıt memuru olarak çalışmakta iken, iş akdinin davalı işyeri tarafından …/… terör örgütü üyeliği ile bu örgüte yardım ettiğinin belirlendiğini, bağlılığının iş yeri huzurunu bozacak nitelikte olduğu,bu durumun işverenin itibarını zedelediği, iş ilişkisini sürdürme imkanının artık kalmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25-II. maddesine göre haklı olarak feshedildiği görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesince, iş sözleşmesinin davacının iş sözleşmesinin feshinde makul şüphe olduğu ve bunun şüphe feshine gerekçe oluşturduğu gerekçesi ile fesih işleminin geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı hususunun açıklığa kavuşturulmalıdır. Davalı işveren tarafından, fesih kararının dayanağını teşkil eden tüm bilgi ve belge mahkemece istenmesine karşılık davalı işverence ibraz edilememiş olup sadece feshe ilişkin yazılı bildirim sunulmuştur. Öncelikle davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı, Terörle Mücadele ile ilgili birimlerden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank …’ya açılmış mevduat hesaplarının olup olmadığı, varsa hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemlerinin olup olmadığı sorulmalı, sonrasında ise tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek feshin haklı ya da geçerli nedene dayanıp dayanmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.