Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39973 E. 2017/21353 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39973
KARAR NO : 2017/21353
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.09.2010 tarihinden itibaren halı kesme işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve bildirimsiz feshedildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik ücretlerini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı,davacının iş akdinin işe devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 28.03.2016 tarih, 2015/6603 esas, 2016/7206 karar sayılı ilamı ile davalı işverence dosyaya sunulan davacı hakkındaki devamsızlık tutanaklarının 28.05.2012-31.05.2012 arasında işe devam etmediği günlere ait olduğu anlaşılmış ise de, 2012 yılı Mayıs ve Haziran ayı giriş çıkış kayıtlarında bazı harf simgeleri bulunmasına rağmen anlamlarını belirten bir ibareye rastlanmadığından, işçinin işe devam ettiği ve etmediği günler tespit edilemediği, Mahkemece giriş çıkış kayıtlarındaki simgelerin anlamı davalı tarafa açıklattırılarak feshin ne zaman yapıldığı ve haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği ve fazla mesai ücret hesaplamasında işyerinde yaz ve kış aylarında farklı çalışma usulü olduğunun gözetilmesi, günlük 11 saati aşan çalışmalarda 1,5 saat ara dinlenme süresinin düşülmesi, hakkaniyet indiriminin uygulanması gerektiği gerekçeleriyle, bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmiş, hesaplamalar hususunda ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K,).
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu sebeple bozma kararından sonra da Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 gün ve 2011/20-607 esas-604 karar ve HGK. 2012/9-851 esas 2012/705 karar 10.10.2012 sayılı kararlarında da bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.
Somut olayda; Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda, bozma kapsamı dışında kalan talepler hakkında da açıkça hüküm kurulması gerekirken, hüküm fıkrasında bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi hatalıdır.
3-İş akdinin feshi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı ve davalı taraflarca iş akdinin kendilerince haklı nedenle feshedildiği iddia edilmiştir. Önceki bozma ilamında, davacının işyerine giriş çıkış kayıtlarındaki simgelerin anlamının davalı tarafa açıklattırılarak, feshin ne zaman yapıldığı ve haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına karşın, Mahkemece fesih konusunda inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, bozma ilamının gereği yerine getirilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.