YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40445
KARAR NO : 2017/21549
KARAR TARİHİ : 12.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 19.09.2001-13.08.2012 tarihleri arasında ütücü olarak çalıştığını, son aylık ücretinin net 915,00.-TL olduğunu, günde bir öğün yemeğin ve servis hizmetinin işverence sağlandığını, işyerindeki çalışma saatlerinin haftada altı gün 07:30-17:30 saatleri arasında olduğunu, ütü bölümünde çalışanların haftada üç gün 21:00’e kadar çalıştıklarını, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya kapsamına göre, davacı taraf dava dilekçesi ile beraber 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ücret, 100,00 TL fazla mesai, 300,00 TL yıllık izin ücreti alacağında bulunmuş; bozma sonrasında iş bu dosya ile birleşen 2016/115 esas sayılı dosya içerisinde ise ek olarak 14.243,26 TL kıdem tazminatı, 680,00 TL ücret, 1.467,40 TL fazla mesai ücreti alacağı istemli dava açmıştır. Mahkemece bozma ilamı sonrası yapılan değerlendirme sonucunda, ilk dava ve ek dava miktarlarının tespitinde hataya düşüldüğü, ilk dava miktarlarının bir kısmının ek dava miktarı içindeymiş gibi değerlendirilerek davacı aleyhine hatalı sonuca sebep olunduğu anlşılmıştır.
Buna göre, davacının iş bu dosya ve ek dava içerisindeki talep miktarlarının ayrı ayrı miktarlar olduğu kabulü doğrultusunda değerlendirme yapılıp hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemenin, alacak miktarlarına uygulanacak faizin başlangıç tarihi hakkında da hatalı hüküm kurduğu, karar tarihi sonrasında davacı vekilinin düzeltme talebi doğrultusunda karara 23.01.2017 tarihli “tashih şerhi”nin eklendiği anlaşılmaktadır. Bu yönden de hüküm düzeltilerek, tashih şerhine gerek olmadan faiz başlangıç tarihleri bakımından dava ve ek dava tarihleri esas alınarak hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.