Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40653 E. 2017/24823 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40653
KARAR NO : 2017/24823
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15/12/2015 tarihli bozma ilamında, fazla çalışma ücreti talebinin değerlendirilmesinde izlenilmesi gerekli yöntem detaylı açıklanmıştır. Bozma ilamından sonra düzenlenen ve mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunun, bozma ilamı gereklerini karşılamadığı gibi hatalı değerlendirmeler içerdiği de anlaşılmaktadır.
Öncelikle, söz konusu bilirkişi raporunda, puantaj kayıtlarının değerlendirilmesinde, davacının izin, rapor veya benzeri nedenlerle işe gelmediği günler için, hesaplamalarda yedibuçuk saat çalışıldığı varsayılmış olup, bu varsayımsal kabulün hatalı olduğu açıktır. Haftalık çalışma süresinin, kanuni kırkbeş saatlik süreyi geçip geçmediğinin değerlendirilmesinde, fiilen çalışan günlerdeki toplam çalışma süresinin esas alınması gereklidir.
Diğer taraftan, bilirkişi raporunda, davacı işçinin saha çalışması dönüşü, muhasebe ve hesap işlemlerini tamamlamak için ilave bir saat daha çalışmış olduğu kabul edilerek, puantajda kayıtlı sürelere bir saat daha ilave edilmiş ve fazla çalışma süresi değerlendirilmiştir. Puantaj kayıtları incelendiğinde, her gün için iki adet saat bilgisinin kayıtlı olduğu görülmektedir. Dosyaya sunulmuş araç görev formlarında ise, davacının dağıtıma çıktığı saat ve dağıtımdan tekrar işyerine döndüğü saatler yazılmıştır. Örnek vererek açıklamak gerekirse; 12/01/2011 tarihinde, puantajdaki ilk giriş saati 07:52; diğer kayıtlı saat ise 15:16’dır. Araç görev formuna göre, davacı işçinin 12/01/2011 gününde, dağıtıma çıkış saati 09:10 olup, dağıtımdan dönüş saati ise 14:55’dir. Dolayısıyla, puantajda aynı gün için kayıtlı ikinci saat bilgisi (saat 15:16) davacının işyerinden nihai çıkış saatini göstermektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, puantajda gösterilen sürelere bir saat daha ilave edilmesi yerinde değildir. Kaldı ki, bozma ilamında da belirtildiği üzere, her iki davacı tanığı da husumetli olup, salt husumetli tanık beyanlarına göre bir değerlendirme yapılması da mümkün değildir.
Anılan sebeplerle, dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek, fazla çalışma ücreti talebi yönünden, Dairemizin 15/12/2015 tarihli bozma ilamında belirtilen usul çerçevesinde, gerekli değerlendirme yapılmalı ve sonuca gidilmelidir. Hatalı değerlendirme içeren ve bozma gereklerini karşılamayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesis edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.