Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40725 E. 2017/20299 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40725
KARAR NO : 2017/20299
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı işyerinde 23.05.2007-10.04.2011 tarihleri arasında … olarak çalıştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshettiğini, mesai saatlerinin 09.00-18.00 arası, 1 saat yemek molası olarak belirlendiğini, ancak yoğun iş hacmi nedeniyle öğle tatilini kullanamadığı gibi sabah saat 08.30.da gelip akşam çoğunlukla 20.30-22.00 saatlerine kadar çalıştığını, her ay ortalama akdi tatil günü olan 2 Cumartesi günü, hafta tatili olan 2 Pazar günü 09.00-16.00 saatleri arası çalışmak zorunda kaldığını, ayrıca ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, sadece 18 gün yıllık kullandığını, kullanmadığı yıllık izin ücretinin ödenmediğini beyan ederek davalıdan kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, fazla süreleri çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; davacının 23.05.2007-10.04.2011 tarihleri arasında … olarak çalıştığını, 10.02.2011 tarihinde verdiği istifa dilekçesiyle 10.04.2011 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, davacıyla yapılan görüşmelerde serbest avukatlık yapmak isteğini bildirdiğini, ayrıca fesih hakkını 6 günlük süre içinde kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile Pazar günü davacının çalıştığı … Bölge Müdürlüğünün kapalı olduğundan çalışmasının mümkün olmadığını, Cumartesi günü bankanın ve Adliyenin kapalı olduğunu ayrıca iş kanunu gereği Cumartesi gününün iş günü olduğunu, çalışanların kendi inisiyatifleri ile fazla mesai planlamalarını kendilerinin yaptığını, fazla çalışması muhtemel olduğundan maaşlarının yüksek tutulduğunu, yıllık izinlerini kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin haklı sebeplere iş akdini feshedip etmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı davalı işyerinde 23.05.2007-10.04.2011 tarihleri arasında … olarak çalıştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshettiğini iddia ederken davalı; davacının 10.02.2011 tarihinde verdiği istifa dilekçesiyle 10.04.2011 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrılmak suretiyle iş akdinin sonlandığını savunmaktadır.
Mahkemece; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle 4857 sayılı yasının 24/2-e maddesi uyarınca haklı nedenle fesih edildiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmıştır. Ancak her ne kadar dosya içeriğinde davacının hak kazandığı fazla çalışma ile fazla süreli çalışmalarına ilişkin alacakları mevcut olup kabul edilmiş ise de; dosya kapsamı ile iş bu fesih nedeni uyuşmamaktadır. Şöyle ki; davacının 10.04.2011 tarihi itibariyle iş sözleşmesini feshettiğine ilişkin yazılı fesih bildirimi mevcut değildir. Zira haklı fesih sebebi olarak yazılılık şartı da aranmamaktadır. Ancak davacının bu iddiasına karşın dosyada mevcut 10.2.2011 tarihli istifa dilekçesi olup“ …görevimden 10.04.2011 tarihi itibariyle ayrılmak istiyorum,istifamın kabulünü talep ederim.” şeklindedir. İstifa dilekçesi neden içermemekle beraber tam 2 aylık bir önel tanınmak suretiyle feshedilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki açıklanan sebeplerin varlığı ile iş akdini haklı sebeple sonlandırdığı kabul edilse dahi haklı fesih sebebi bulunan davacının önel vermek suretiyle iş akdini feshetmesi mümkün değildir.
Davacının iş sözleşmesinin feshedildiği süreçte yine davalı banka yetkilisi tarafından doldurulmuş ve davacı tarafça da imzalı olan işten ayrılış görüşme formunda “serbest … olarak çalışacağımdan ayrılmak istemekteyim” şeklinde açıklaması bulunmaktadır. Yine bu açıklamasını ve davalının beyanını doğrulayacak şekilde davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre fesih akabinde 11.04.2011 tarihi itibariyle isteğe bağlı Bağ-Kur kaydının başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacının … olarak çalışmış olduğu, tüm bu fesih süreci ve ilgili işlerde hukuki olarak hak ve sorumluluklarını bilmesi gerekeceği de gözetildiğinde, davacının istifa dilekçesinin iradi fesada uğratılarak düzenlendiği de ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca, açık istifa karşısında kıdem tazminatının reddi gerekirken, mahkeme kararında ifade edilen; işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle davacının haklı sebeple iş akdini feshettiğinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.