Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40731 E. 2017/21450 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40731
KARAR NO : 2017/21450
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Davacı ile davalı arasındaki işe iade davası hakkında … 43. İş Mahkemesinden verilen 14/07/2016 tarihli ve 2016/468 esas, 2016/275 karar sayılı hükmün, davalı temyizi üzerine Dairemizce 15/12/2016 günlü ve 2016/30960 esas, 2016/27981 karar sayılı ilamı ile BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilmiş, davacı vekili kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur,
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04/02/1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09/05/1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dosya kapsamına göre, yargılama giderlerine ilişkin olarak iki davalı bulunduğu halde bir davalı bulunduğu kabulü ile hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … Türk kanalında “Dünyanın Sporu” adlı programda Prodüksiyon Amiri 1. Yardımcısı konumunda çalışırken iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalı … vekili, davacının kendi çalışanları olmadığını, diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, hazırlanan programda Prodüksiyon Amiri 1. Yardımcısı kaleminin kullanılmasına ihtiyaç kalmadığına dair hazırlanan görüş çerçevesinde 18/06/2015 tarih ve 3372 sayılı olura istinaden anılan harcama kaleminin program bütçesinden çıkarıldığını savunarak davanın reddini istedi.
Diğer davalı … Prodüksiyon Ltd. Şti. vekili, davacının istifa ederek hür iradesi ile iş sözleşmesini sona erdirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda feshin geçersizliğine muvazaalı asıl alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesi ile davacının davalı …’ye iadesine, mali sonuçlardan her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verildi.
Temyiz:
Hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımdan yola çıkıldığında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları, iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir. Alt işverene yardımcı iş ya da asıl işin bir bölümü, ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu kararlılığı ortaya koymaktadır.
Somut olayda; davacının iş sözleşmesi … Türk kanalında yayınlanan spor programında Prodüksiyon Amiri 1. Yardımcısına ihtiyaç kalmaması ve harcama kaleminden çıkarılması sebebi ile feshedilmiştir. Mahkemece yazılı fesih bildirimi bulunmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de davalılar arasında muvazaa bulunduğunun kabulü isabetli olmamıştır. Zira dosya içerisinde yer alan her iki davalı arasında imzalanan sözleşme konusu; … Türk kanal yapım/ koordinatörlüğünde … tarafından belirlenecek yerlerde bir adet personel ile gerçekleştirilecek … Türk “Dünyanın sporu” adlı programda Prodüksiyon Amiri 1. Yardımcısı hizmet alımıdır. Prodüksiyon amiri 1. yardımcısının görevleri; çekim mekanının hazırlanması sırasında malzemelerin taşınması, program konuklarının karşılanması ve ağırlanması, yayın ile ilgili evrak takibi, yayının işleyişi ile ilgili dökümanların düzenlemesi olarak gösterilmiştir. Davalı … 2954 sayılı Yasa gereğince kurumda hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını savunmuştur. Davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin idarenin ihtiyacı doğrultusunda program ile ilgili muhtelif işlerin sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde sağlanmasına yönelik yardımcı iş olarak değerlendirilmesi ve kabulü gerekir. Yapılan işin niteliği itibariyle davalılar arasında 4857 sayılı Kanun’un 2/6. ve 7. maddelerine uygun ve geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının alt işveren işyerindeki işine iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından ise alt işverenin asıl işverenle müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı … Prodüksiyon Medya Bilişim Reklam Terc. Yay. Uly. San. Tic. Ltd. Şti.’ndeki İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süresi içerisinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içerisinde işe başlatmaması halinde ödemesi gereken tazminat miktarının, davacının kıdemi ve fesih sebebi dikkate alınarak takdiren, davacının beş aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine ve davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 478,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/10/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.