YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40957
KARAR NO : 2017/20012
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin davalı işyerinde sağlık memuru olarak 21.04.2006-21.07.2009 tarihleri arasında aylık net 1.500.00 TL ücret ile çalıştığını, davalı işverenin müvekkilinin fazla mesailerini ödememesi, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına rağmen ücretinin ödenmemesi, aylık ücretlerinin zamanında ödenmemesi sigorta prim ücretlerinin düşük ücretten yatırılmış olması ve işyerinde son zamanlarda uygulanan baskı sebebiyle istifa etmek zorunda kaldığını, kıdem tazminatı, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifa etmesi sebebiyle kıdem tazminatı talep hakkı bulunmadığını, davacının yapmış olduğu çalışmaların kanuni süreler içinde olup, fazla mesai talep hakkı bulunmadığını, dini-milli bayramlarda çalıştığı ve ücretinin ödenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sigorta kaydının zamanında yapılan primlerinin de düzgün yatırıldığını, beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu kıdem tazminatı, hafta tatili, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde 20.10.2014 bozma ilamı ile mahkemenin kararı ara dinlenme süresi ve hakkaniyet indriminden bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasına karar veren Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Somut olayda; Dairemizin 20.10.2014 tarihli bozma ilamı ile davacının kıdem tazminatı talebinin reddine dair Mahkeme kararına ilişkin bir bozma sebebi bulunmamaktadır. Bu nedenle kıdem tazminatının reddi yönündeki ilk karar davalı lehine kazanılmış hak teşkil eder. Mahkemenin buna aykırı olarak kıdem tazminatının kabulüne karar vermesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Karara esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti alacakları işyeri kayıtlarına göre hesaplandığından mahkemece bu alacaklara takdiri indirim uygulanması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.