Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40971 E. 2017/21186 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40971
KARAR NO : 2017/21186
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı eldeki alacak davası ile; kıdem tazminatı, maaş farkı, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, fazla mesai, ikramiye, yakacak, yemek ve … yardımları, vardiya zammı, kar payı ile ilave tediye alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 10.10.2013 tarihli kararla davacı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 10.10.2013 tarihli kararı, Dairemizin 16.12.2014 tarihli, 2013/37246 esas, 2014/35755 karar sayılı bozma ilamıyla; davacı işçinin iş sözleşmesinin başlangıcından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun kabul edilmesi, buna göre davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve ödenmemiş fark işçilik alacaklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, ilave tediye ücret alacağı isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmadan sonra verilen karar ile; bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile ıslah ile arttırılan miktarlar değerlendirilmeksizin davacının 50,00 TL kıdem tazminatı, 50,00 TL fazla çalışma, 50,00 TL maaş farkı, 50,00 TL ilave tediye alacağının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş, bu alacakların fazlaya ilişkin kısımlarının saklı tutulmasına, diğer alacakların ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı temyizi yönünden:
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından, Mahkemece davacının bozmadan sonra ıslah dilekçesiyle bulunduğu talebi değerlendirme dışı tutularak ıslah edilen miktarlar yönünden hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacının temyiz itirazlarının reddine;
2-Davalı temyizi yönünden:
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre, davacının bir kısım işçilik alacaklarına yönelik davada hüküm altına alınan miktar 200,00 TL, reddedilen miktar 400,00 TL olup karar tarihi itibari ile her iki miktar da kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.