YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41109
KARAR NO : 2017/19771
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan …. ve Ticaret Limited Şirketi vekilince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalılardan asıl işveren AKSA(ÇEDAŞ)’ın ….ili ve ilçelerinde arıza bakım onarım işlerinde çalışmak üzere taşeron firma olan davalı ….. ve Tic. Ltd. Şti.’nin elemanı olarak 30/04/2013 tarihine kadar çalıştığını, davacının iş akdi feshedilirken bildirim yapılmadığını, iş akdinin ahlakla ve iyiniyetle bağdaşmayan hareketler nedeniyle feshedildiğini, bu fesih sebebiyle davacının başka bir yerde iş bulmasına engel olunduğunu ve işsizlik sigortasından faydalanamadığını iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama aşamasında, davalı …. Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine açmış olduğu davadan vazgeçtiğini bildirmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ….. ve Tic.Ltd.Şti. vekili, davacı ile aralarında ….ve ilçelerindeki elektrik şebekesi arıza, bakım, onarım işleriyle ilgili olarak belirli süreli iş sözleşmesi imzaladıklarını, diğer davalı ….ile aralarında 03/01/2011 ve 16/03/2011 tarihli ….elektrik dağıtım şebekelerinde arıza onarım ve bakım işleri hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, Karasu ile ….arasında imzalanan sözleşmenin muvazaalı olduğunun 31/01/2012 tarihli teftiş raporu ile kabul edildiğini, bu rapordan sonra ….’ın bu davanın davacısı da dahil olmak üzere asıl işveren olarak tüm işçileri kendi bünyesine alarak Karasu Şirketinin yapmış olduğu işi aynı işçilerle kendisinin devam ettirdiğini, müvekkili şirket tarafından ….’a işçinin, işin ve işyerinin tam olarak devrinin gerçekleştirildiğini, davacının iş sözleşmesinin feshi yönünde herhangi bir işlem yapılmadığını, 4857 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince devirden dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı ….. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden, davacının edimini davalı şirketin ihale yoluyla teknik işlerini yürüttüğü ….isimli şirkette ifa ettiği, davacının çalışmasını davalıdan sonra ….bünyesinde halen sürdürdüğü, iş sözleşmesini feshetme hakkının bulunmadığı, devredeninde fesih hakkının doğmadığı, devreden davalı şirketçe de dosyaya akdin feshedildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı, işyeri devrinin fesih niteliğinde olmadığından feshe bağlı hakların da istenmesinin mümkün olamayacağı, kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkının doğmadığı, diğer talep ettiği alacaklarını da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği, diğer davalı …. Elektrik Dağıtım A.Ş. yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek kıdem tazminatı ve izin alacağının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan mahkemece, bozma dışı kalan alacak hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ….. ve Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
Gerekçe :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, bozma sonrası Mahkemece “ Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olan diğer talepler bakımından karar verilmesine yer olmadığına, ” ve “Mahkememizce hakkında verilen hüküm Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş bulunan davalı ….hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ” şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.