YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41130
KARAR NO : 2017/20502
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini ve fazla çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve fazla mesai ücret alacaklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple dava dışı alt işveren tarafından feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, fazla çalışmanın haftada on iki saatten hesaplanması gerektiği ve kabule göre de izin alacağında hüküm altına alınan tutarın hatalı olduğu gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, 31.03.2016 tarihli duruşmada takipsiz bırakılan dosyanın üç aylık yenileme süresinin dolmasına rağmen yenilenmediği anlaşıldığından, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1. 6100 sayılı Kanunun 150/4. maddesi gereğince, dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Aynı maddenin 5. fıkrasına göre ise işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
6100 sayılı Kanunun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasanın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, … İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, 6100 sayılı Kanunun 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir.
Somut olayda; Dairemizin bozma ilamı üzerine Mahkemece taraflara bozma ilamı tebliğ edilmiş ve duruşma günü olarak 31.03.2016 tarihi belirlenmiştir. 31.03.2016 tarihli celseye davalı vekili katılmış ve davacı veya vekili hazır bulunmadığından, davalı vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini beyanı üzerine dosya işlemden kaldırılmıştır. Bu tarihten itibaren yenilenmeyen dava hakkında üç aylık süreden sonra mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, Mahkemece taraflara gönderilen tebligat zarfı içinde sadece Yargıtay bozma ilamının bulunduğunun yazılı olduğu, duruşma günü ya da tensip zaptının tebliğine dair UYAP kayıtlarına işlenmiş bir bildirimin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar tebligatların mahkeme nüshasında el yazısı ile “D.G 31.03.2016” yazıyor ise de; davacıya tebliğ edilen nüshada da bunun yazılı olup olmadığı denetlenememektedir. Bu durumda duruşma gününün davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin kabulü gerekir. Duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmeyen davacı vekilince 31.03.2016 tarihli duruşmaya gelinmemesi sebebi ile dosyanın işlemden kaldırılması ve üç aylık süre sonunda da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Kabule göre de; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetli olmamıştır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.