Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/41314 E. 2017/21936 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41314
KARAR NO : 2017/21936
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15/06/2010-26/07/2016 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde uzman olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin Ajans Yönetim Kurulu’nun 26/07/2016 tarihli kararı ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1 maddesinin (g) bendi uyarınca feshedildiğini, feshin haklı veya geçerli bir sebebe dayanmadığını, davacının hiçbir haklı sebep bulunmaksızın işten uzaklaştırılması ve işine son verilmesine yönelik haksız uygulamanın yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili duruşma sırasındaki beyanında, davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde çalışmakta iken, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu tespit edildiğinden, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesine dayanılarak iş sözleşmesinin feshedildiği, her ne kadar davacı tarafça işe iade talep edilmiş ise de, davacının işten çıkartılmasının kanun niteliği taşıyan hukuki bir düzenleme ile gerçekleştiği, mahkemenin bu düzenlemeyi denetleme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle ve kamu düzenine aykırılık hususları gözetilerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının iş sözleşmesine 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1 maddesinin (g) bendine göre son verildiği, söz konusu KHK’nin 4. maddesinin 2. fıkrası gereğince, 1. fıkra kapsamında işten çıkartılanların bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya dolaylı olarak çalıştırılamayacağının hükme bağlandığı, bu nedenle davacının açtığı davada feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığının denetiminin yapılamayacağı, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı H.M.K.’nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddedilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yönelik 667 sayılı KHK. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kamu Görevlilerine İlişkin Tedbirler” başlıklı 4. maddesinde, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen” lerin aynı maddenin (g) fıkrasına göre, “Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden” çıkarılacakları ve bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya dolaylı görev alamayacakları hükme bağlanmıştır.
Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesinin, davalı Ajansın Yönetim Kurulu’nun 26.07.2016 tarih ve 2016/09 sayılı kararı ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin (g) bendi kapsamında feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı işçi 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi ile çalışmış olmakla, iş sözleşmesinin feshinde İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
Somut olayda davacının iş akdinin feshine neden olan bilgi ve belge işverence ibraz edilememiştir. Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı kurumdan araştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumu’ndan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank … nezdinde açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.