YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41354
KARAR NO : 2017/23582
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirket çalışanı olmadığını, dava dışı… Limited Şirketi çalışanı olduğunu, davalı şirketin işveren vekili konumunda olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacıya ibraname karşılığı kıdem tazminatının ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, (Kapatılan) 7.Hukuk Dairesinin 04/04/2013 tarihli 2013/4167 esas 2013/5673 karar sayılı ilâmıyla;
“2-…Somut olayda; davalı tarafından davacının davalı şirketi ibra ettiği beyan edilerek Türkçe düzenlenen ve miktar içermeyen bir kısım ibranamelerle, yabancı dilde düzenlenen ve miktar içeren ödeme belgeleri sunulmuştur. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda yabancı dilde düzenlenen ödeme belgesindeki yabancı cinsten paranın Türk Lirası karşılığı davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmiştir. Ancak söz konusu ödemenin neye ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılması gereken hem Arapça hem de İngilizce bilen konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden yabancı dilde düzenlenen bu belgelerdeki ödemelerin hangi alacağa ilişkin olduğu hususunda denetime elverişli rapor alınarak tarafların ödeme belgelerine ilişkin itirazları hakkında, davalının ödeme savunması ile ilgili belgelerin tümü birlikte değerlendirilerek ve mahkemece tereddüte meydan vermeyecek şekilde değerlendirilme yapılarak mahsup yapılıp yapılmayacağı hususunda sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan işçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin Kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya kıdem tazminatı karşılığında ödeme yapıldığı kabul edilerek mahsup yapılmış ise de söz konusu ödemelerin avans niteliğinde kabul edilerek faizi ile birlikte mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemeside kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yemek ve barınma ücreti olarak 200,00 TL hesaplanmıştır. Ancak bu miktar varsayıma dayanmaktadır. Mahkemece davacının fesih tarihinde barınma ve yemek giderinin ne olabileceği Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla ilgili ülkelerin büyükelçiliğine sorulup gerçek rakamın tespiti ile kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücretin belirlenmesi gerekmekte olup eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak, yapılan ödemelere ilişkin banka hesap kayıtlarının getirtilmesi bakımından davalı vekiline kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içinde davalı vekilinin banka hesaplarına ilişkin bilgi vermemesi üzerine bozma öncesi rapora göre yeniden davanın kabulüne karar vermiştir. Kararın davalı tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) 7.Hukuk Dairesinin 18/11/2014 tarihli 2014/13057 esas 2014/21108 karar sayılı ilâmıyla; “…Somut olayda; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma ilamının 2 numaralı bendi uyarınca yabancı dilde hazırlanan ödeme belgeleri ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılıp ödeme savunması değerlendirilmediği gibi, avans olarak ödendiği kabul edilen miktarların faizi ile birlikte mahsubu konusunda hiçbir işlem yapılmamış ve giydirilmiş ücrete eklenen yemek ve barınma gideri ile ilgili araştırma yapılmamıştır. Mahkemenin başka dosyalardaki o dosyalara özgü yapılan bozmaları dikkate alarak sadece banka hesap kayıtlarının celbi bakımından işlem yapmakla yetinip hükmüne uyduğu bozmanın gereklerini yerine getirmemesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, hükmüne uyulan bozma ilamının gereklerini eksiksiz olarak yerine getirmek, gerekirse ek hesap raporu aldıktan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirerek oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden çıkacak sonuca göre karar vermek olmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda yabancı dilde düzenlenen ödeme belgesindeki yabancı cinsten paranın Türk Lirası karşılığı davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmiştir. Ne var ki, ilk bozma kararı sonrası davalı tarafça verilen kesin süre içinde banka hesaplarına ilişkin bilgi verilmemiştir. Davacının aylık ücreti banka aracılığıyla ödenirken kıdem tazminatı adı altında belirtilen ödemenin banka aracılığıyla yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmamış olup, ödeme yapıldığı hususu davalı tarafça ispatlanamamıştır. Bu halde, bahsi geçen yabancı dilde hazırlanmış belgeye itibar edilmemesi gerekirken, aksi yönde kabulle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.