Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/41932 E. 2017/23822 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41932
KARAR NO : 2017/23822
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin haksız feshedildiğini beyanla feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirkette çıkan yangın esnasında davacı işçinin facebook isimli paylaşım sitesinde bir kısım paylaşımlarda bulunduğunu, işyerinde meydana gelen bir yangından memnun olan bir çalışanın iş sözleşmesinin temelini oluşturan güven ilişkisini zedelediği, işçinin iyi niyet ve ahlaka aykırı bir durum sergilediği, paylaşım yapan ve yorum yapan 3 işçinin iş akitlerinin sona erdirildiğini ve davalının bu yönüyle eşit davrandığını, davacı ve diğer 2 çalışanın iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19/2 maddesine aykırı olarak hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Keza davalı iş veren tarafından davacının sosyal medya aracılığı ile iş veren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunup diğer çalışma arkadaşlarını iş verenliğe karşı kışkırtıp ahlak ve iyi niyet kuralları ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı belirtilerek iş akdi feshedilmiş ise de davalı iş yerinde 11/07/2016 tarihinde yangın çıktığı, facebook hesabı üzerinden davacı ve bir kısım çalışanların kendi aralarında yazıştıkları, çalışanlardan birinin “fabrika yanıyormuş gerçi” demesi üzerine davacının da “yanmazsa amk” ibaresini yazdığı, iş yerinde çıkan yangın ile ilgili davacının herhangi bir ilgisinin bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği gibi davacının yangın söndürme gibi bir görevinin de olmadığı, çalışanlar arasında sosyal medya hesabında yangına yönelik değerlendirme yapıldığı, söz konusu değerlendirmede diğer çalışma arkadaşlarını kışkırtmaya yönelik herhangi bir ibarenin olmadığı, iş veren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbarda da bulunulmadığı anlaşılmakta olup davalı iş verenin yasal ispat külfetini yerine getirmediği, feshin geçerli nedene dayalı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, taraflar arasında davacının yazdığı konusunda çekişme olmayan ifadeler dikkate alındığında ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı işverenin itibarını zedeleyici nitelikte olduğu, işyerinde çıkan yangın sebebiyle davacının facebook hesabında ”yanmazsa amk” paylaşımının doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğu, feshin haklı nedene dayandığı bu nedenle davanın reddi gerektiği anlaşılmakla istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı vekilinin feshe konu paylaşımların davacı tarafından yapılmadığını beyan ettiği, davacının itirazları doğrultusunda bir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin dosyanın kapsamına uygun düşmediği görüldüğünden, söz konusu paylaşımların davacı tarafça yapılıp yapılmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan …. Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2017/850 esas 2017/934 karar sayılı kararı ile İzmir 8. İş Mahkemesi’nin 2016/445 esas, 2017/31 karar sayılı kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.