Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/41937 E. 2017/24802 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41937
KARAR NO : 2017/24802
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ:… 15. Hukuk Dairesi
DAVATÜRÜ:İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalı işyerinde cam kesim işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin; 01.04.2016 tarihinde işyerinde çalışan diğer 76 işçi ile birlikte sabah 08:15 den itibaren topluca başlayan gece 01:00 a kadar devam eden ve polis nezaretinde işyerinin boşaltılmasına dek süren kanun dışı grev mahiyetinde iş bırakma eylemine katıldığı, işverenin görevi başına dönmesi hususunda hatırlatmalarına rağmen görevlerini yerine getirmemekte direndiği gerekçesiyle, 6356 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 70/1. ve İş Kanunu’nun 25/II-h maddeleri dayanak kılınarak, 04.04.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile feshedildiğini, feshin haksız ve geçersiz bulunduğunu, gerçekte amacın işyerindeki sendikal faaliyetin engellenmesi olduğunu beyanla, işe iadesi ile sendikal tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı işveren vekili, davacının 76 işçi ile birlikte iş yerinde 01.04.2016 tarihinde kanun dışı grev düzenlediğini, davalı işvereni yetkili olmayan sendika ile anlaşma yapmaya zorladığını, hatırlatıldığı halde görevini yerine getirmekten kaçındığı gerekçesiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, feshin sendikal nedenle yapılmadığını beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu:Karara karşı davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından özetle, davalı işyerinde sendikalı olanların işten çıkarılacağına yönelik söylentilerin bulunması, 01/04/2016 tarihinde sendikalı bir işçinin performans yetersizliğinden bahisle işten çıkartılması ve aynı gün yaklaşık 12-15 kişiye ilişkin tutanaklar düzenlendiğinin yayılması üzerine önceden verilmiş bir karar olmaksızın işçilerin bir araya gelerek, işten çıkarılma sebebi ve söylentilerine yönelik olarak işyeri yetkililerinden bilgi almak istedikleri, sendikal sebeplerle işyerinden kimsenin atılmasını istemedikleri, görüşmelerin ve toplanmanın yaklaşık 9 saat kadar sürdüğü, aynı gün işçilerin eylemini sonlandırdıkları, Yargıtay kararlarına göre bir güne kadar iş bırakma eyleminin demokratik tepki ve barışçıl nitelikte toplu eylem olarak nitelendirildiği,eylemin işverene sendikayla protokol imzalatmak için başlatılan ve devam ettirilen bir eylem olmadığı, eylem sırasındaki sarf edilen sendikanın tanınması ifadesinden, toplu iş sözleşmesinin fonksiyonlarını ifa etmek üzere protokol düzenlenmesini sağlamak ve toplu iş görüşmesi zemini yaratmak amacı bulunduğunu çıkartmanın ve kabul etmenin genişletici bir yorum olup, somut olmayan böyle bir vakıanın kabulünün hakkaniyete uygun olmayacağı, bu hususların davalı işverence ispatlanamadığı, bu itibarla haklı veya geçerli fesih koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle,davalının istinaf itirazlarının reddine,davacının ise işe iade istemi yönünden kabulü ile sendikal tazminat talepleri yönünden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş akdinin feshinin geçerli nedene dayalı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; cam eşya kesim işçisi olarak çalışan davacının da üyesi bulunduğu Cam Keramik-İş Sendikasının 2016 Şubat ayından itibaren davalı işyerinde örgütlenmeye başladığı, 200’e yakın işçinin yaklaşık 130 ‘unun bu sendikaya üye olduğu, davalı şirket yetkililerince bu durumun öğrenilmesinden sonra, 15 kadar işçinin iş akdinin feshi hususunda hazırlık yapıldığına dair söylenti çıktığı, yaklaşık 1 ay sonra 01.04.2016 tarihinde sendika üyesi olan … isimli işçinin iş akdinin performans düşüklüğü gerekçesiyle feshedildiği, aynı gün yine söylenti olarak 08:00-17:30 vardiyasındaki işçilerin toptan işten çıkartılacaklarının konuşulduğu, bunun üzerine tedirgin olan işçilerin, durumun içeriğini öğrenmek ve çıkartılan işçi arkadaşlarının geri alınmasını istemek üzere toplu halde işverenle görüşme yapma talebinde bulundukları işverenle görüşme sağlandıktan sonra ise işverene yönelik; çıkartılan … isimli işçi arkadaşlarının yeniden işe alınması, hiçbir işçinin söz konusu eylem nedeniyle iş akdinin feshedilmemesi, Cam Keramik-İş Sendikasının muhatap alınarak protokol yapılması, talebinde bulundukları, işveren tarafından, yetki alma koşullarını taşımayan Sendika ile görüşme, protokol veya toplu iş sözleşmesi yapma imkanı olmadığının söylenerek kabul edilmemesi üzerine,istekleri kabul edilinceye dek eylemlerine devam edeceklerinin bildirildiği,işveren tarafından eylemin sona erdirilerek iş başı yapılması konusundaki ikazların da dikkate alınmaması üzerine ise, işveren tarafından davacı ile birlikte aynı gün eyleme katılan 76 işçinin iş akdi sözlü olarak feshedilmiş olduğu, akabinde işyerine çevik kuvvet çağrılarak, işçilerin işyerinden çıkartılmaları suretiyle eylemin sona erdirildiği anlaşılmaktadır.Olayların başlama ve bitiş süreçleri dikkate alındığında, her ne kadar başlangıçta işçilerin kanun dışı grev amacı olmaksızın, yalnızca işverenle görüşme niyetiyle bir araya geldikleri anlaşılmakta ise de, işverenle yaptıkları görüşme sırasında üyesi bulundukları ancak toplu iş sözleşmesi yapma konusunda yetkisi olmayan Cam Keramik-İş Sendikasının tanınarak bu sendikayla protokol yapılması hususunda talepte bulunmaları, işverence taleplerinin kabul edilmemesi üzerine ise, ‘Sendika işyerine girinceye, patron Sendikayı tanıyıncaya dek’ iş bırakma eylemine devam edeceklerini bildirdikleri, bu şekliyle olayların maksadını aşmak suretiyle işvereni yetkili olmayan Sendika ile anlaşmaya zorlama halini aldığı, buna göre ise işverenin eyleme katılan işçilerle iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden, feshin geçerli nedene dayalı biçimde gerçekleştiği tespit edilmiş olmakla, bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılarak, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-1.980,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Alınması gereken 31,40-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 29,20-TL nin mahsubu ile geriye kalan 2,20-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan 173,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
7-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 14/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.