Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42069 E. 2017/22840 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42069
KARAR NO : 2017/22840
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan …. Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı … ile diğer davalı … firması arasındaki sözleşmesi kapsamında, görünürde taşeron firma olan davalı … firması nezdinde petrol ve doğalgaz mühendisi olarak gerçekte ise, davalı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Araştırma Merkezi Teknoloji Müdürlüğü nezdinde petrol ve doğalgaz mühendisi (çamur mühendisi) olarak çalıştığını, her türlü emir ve talimat buradan aldığını, müvekkilinin 31.12.2014 tarihinde …’ya ait sahada çalışmakta iken herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve yazılı bildirim yapılmadan iş sözleşmesinin sona erdirildiğini şifaen öğrendiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir sebebe dayanılmaksızın ve İş Kanunu’na aykırı bir şekilde bildirimsiz olarak feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini ve işe iadenin mali sonuçlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, … ve … arasında muvazaalı bir ilişki olmadığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisi de bulunmadığını, alt işverenin … firması olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, davalı … vekili; davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, … ve … arasında sondaj hizmet alım sözleşmesi ile …’ya petrol ve gaz kuyularında servis hizmetlerinin verilmesine dair sözleşmeler akdedildiğini, …’nun talep edilmesi halinde idari teknik personel temin yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, husumet yöneltilemeyeceğini, muvazaa yönünden … 2. İş Mahkemesindeki davanın devam ettiğini, davalı … vekili ise, … tarafından yapılan ihalenin müvekkili şirket üzerinde kalması sonrasında davacının mühendis olarak çalışmaya başladığını ve bu ihalenin ihtiyacın ortadan kalkması nedeniyle … tarafından 31.12.2014 tarihinde iptal edildiğini ve bu sebeple iş sözleşmesine son verildiğini, … 2. İş Mahkemesi’nde muvazaaya ilişkin davanın derdest olduğunu, sonucunun beklenilmesi gerektiğini savunarak, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davalı taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kesin hükme bağlandığı, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin olarak işverence sunulan herhangi bir fesih bildirim yazısının dosya arasında bulunmadığı, işverence fesih gerçekleştirilirken 4857 sayılı Kanun uyarınca usule aykırı hareket edildiği, davalı işverenliğin sözleşmesinin feshinin haklı-geçerli sebebe dayanadığını ispatla yükümlü olduğu, ancak iş sözleşmesinin usulüne uygun ve geçerli olarak feshedildiğine yönelik bilgi ve belge ibraz edilmediği, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinden sonraki dönemlerde de davalılar arasındaki ilişkinin devam ettiğini gösterir hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, bu bağlamda işin devam etmesine karşın davacının iş sözleşmesine son verilmesi ile feshin son çare olması ilkesinin de uygulanmadığı, davacının başka bir yerde istihdam imkanı olup olmadığının değerlendirilmediği gerekçesiyle davacının davalı … iş yerindeki işine iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmiştr.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı … ve … istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; … ile … arasında organik bağın bulunduğundan işe iadenin mali sonuçlarından davalı …’nun diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmasında bir aykırılık bulunmadığı, davalılar … şirketi ile … arasındaki ilişkinin muvazaalı iş ilişkisi olduğunun ise … 2. İş Mahkemesi’nin 2014/820 esas 2016/78 karar sayılı ilamı ile tespit edilmiş Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/18145 esas 2016/22484 karar sayılı 04.102016 tarihli kararıyla kesinleşmiş olduğu ve bu nedenle Mahkemece davacının … işçisi olarak kabulünde ve bu iş yerine iadesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, fesih nedeni açık ve net biçimde bildirilmeden fesih yapıldığında feshin geçersizliğine ilişkin kabulün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle her iki davalı vekilinin istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya içeriğine göre, feshin geçersiz olduğu tespit edilerek ile davalılar … ve … Sos. Hiz. Yem. İnş. Petrol Nak. San Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabulü ile davacının davalı …’e ait işyerine işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; davalı …’nun, işe iadenin mali sonuçlarından diğer davalılar ile birlikte sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalılar … Sos. Hiz. Yem. İnş. Petrol Nak. San Tic. Ltd. Şti. ile … arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, … 2. İş Mahkemesi’nin 2014/820 esas 2016/78 karar sayılı ilamı ile tespit edilmiş ve Dairemizin 04.10.2016 tarih ve 2016/18145 esas 2016/22484 karar sayılı ilamı ile yapılan tespit uygun bulunmuştur. Davalı …, kamu iktisadi teşebbüsü olup çalışanları kamu görevlisi statüsündedir. Bu kurumun Türkiye’de petrol arama ve üretme görevini ifa ettiği göz önüne alındığında ve diğer davalı … ile aralarındaki sözleşmelerin niteliği ve bu davalıların statüleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı … ile davalı … Sos. Hiz. Yem. İnş. Petrol Nak. San Tic. Ltd. Şti. arasındaki muvazaalı ilişkinin tarafı olmayan davalı …’nun, sadece … ile arasında organik bağ bulunduğundan hareketle sorumlu tutulması doğru bulunmamıştır. Somut uyuşmazlıkta temyiz edenin sıfatı da dikkate alındığında tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirecek bir durum da sözkonusu olmayıp, davalı …’nun dosya içeriğine göre asıl işveren olarak değerlendirilemeyeceği de açıktır. Bu sebeple anılan davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile davanın reddine karar verilmelidir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2017/610 esas ve 2017/491 karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi olan … 4. İş Mahkemesi’nin 2015/160 esas ve 2016/363 sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı …’e (…) ait işyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, davalı işveren … tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılar … ve …..Ltd. Şti tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için davalı işveren …’e süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılar … ve … Sos. Hiz. Yem. İnş. Petrol Nak. San Tic. Ltd. Şti. tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5- Davalı … Petrolleri Anonim Şirketi (…) aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile REDDİNE,
6-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davalılar … ve … Sos. Hiz. Yem. İnş. Petrol Nak. San Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 27,70 harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan …’ne göre belirlenen 1.980,00 TL avukatlık ücretinin davalılar … ve … Sos. Hiz. Yem. İnş. Petrol Nak. San Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8- Davalı … vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan …’ne göre belirlenen 1.980,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 179,70 TL yargılama giderinin davalılar … ve … Sos. Hiz. Yem. İnş. Petrol Nak. San Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı … tarafından yapılan 228,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, diğer davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
10-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı …’ya iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.