Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42186 E. 2017/22911 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42186
KARAR NO : 2017/22911
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 15. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 16/06/2014 tarihinde çalışmaya başladığını, 27/09/2016 tarihinde iş akdine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde son verildiğini, iş akdinin feshinde, davalı şirket yönetim kurulunun 23/09/2016 tarihli toplantısının 1 nolu maddesinde yer alan, 23/07/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 Sayılı KHK.nin “kamu görevlerine ilişkin tedbirler” başlıklı 4.maddesinin e ve f bentleri uyarınca ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle sonlandırılmasına ilişkin kararının gerekçe gösterildiğini, 667 Sayılı KHK.nın 4.maddesinin kamu görevlilerine ilişkin hükümler içerdiğini, davalı şirketin yönetim kurulu kararında bahsettiği (e) bendi mahalli idareler personeli, (f) bendi ise 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan kamu personeli ile ilgili bir düzenleme olup, davalı … ve işçisi olan müvekkili ile ilgili bir hüküm içermediğini, nitekim (f) bendinde ilgili Bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılmadan bahsedilmiş olması da müvekkili için söz konusu KHK hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını gösterdiğini, müvekkilinin iş akdinin feshi için 4857 sayılı Kanunun 18 ve 25.maddelerinde yer alan sebeplerin bulunması gerekmekte olup, bu sebeplerden hiçbirinin mevcut olmadığından ve davalı şirketçe İş Kanunu’nun 25.maddesinde yer alan haklı sebeple fesih hallerinden hiçbirine dayanılmamış olduğundan feshin geçersizliğine, işe iadesine ve boşta geçen süre ile tazminat alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, …’nın 22/07/2016 tarih ve 14644415-774.09 sayılı …/… terör örgütlerine ilişkin bilgilendirme yazısı ve … ile … … Bakanlığı’nın sözlü talimatı kapsamında şirket genel müdürlüğünce haklı sebeple derhal feshedildiğini, davacının …/… terör örgütü ile ilişkisinin olduğuna dair tespit yapılması, icra ettiği görevin kamusal nitelik taşıması, kamu hizmetlerinin gerekleri yönünde görevleri başında kalmalarında sakınca bulunması sebebiyle iş akdinin tek taraflı olarak feshedilmesine dair müvekkil şirket yönetim kurulu tarafından 23/09/2016 tarihinde karar alındığını, davacının tüm yasal haklarının ödendiği, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının …/… terör örgütü ile ilişkisinin olduğuna dair tespit yapıldığı belirtilerek iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği, davacı hakkında …/… silahlı terör örgütü ile ilgili adli veya idari soruşturma bulunmadığı, davacının iş akdinin feshine gerekçe olarak dosyaya sunulan 23/09/2016 tarihli yönetim kurulu kararında İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nün 22/09/2016 tarih 102 sayılı teklifine istinaden 667 sayılı KHK’nun 4/e-f bentleri uyarınca davacının iş akdine son verildiğinin karar altına alındığı görülmesine rağmen buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının savunmasının alınmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle 27/09/2016 tarihli feshin geçerli bir nedene dayandığının ispatlanamadığı kanaati hasıl olmakla davacı tarafından süresi içerisinde açılan işe iade davasının kabulü ile davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı işveren nezdindeki işe iadesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyaya davalı tarafça sunulan … Piyasası Düzenleme Kurumu Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığınca davalı şirkete hitaben yazılan 22/07/2016 tarihli yazı içeriğinin “Bilindiği üzere, 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde …/… terör örgütü tarafından vatanımızın bütünlüğü ile Devletimizin ve Milletimizin bekasına yönelik bir darbe girişimi gerçekleştirilmiştir. Söz konusu menfur girişim amacına ulaşamasa da Ülkemize ve Milletimize yönelik tehdidin varlığı devam etmektedir. Nitekim bu kapsamda 21 Temmuz 2016 tarihi itibariyle tüm Ülkemizde Olağanüstü Hal ilan edilmiştir.
… sektörünün ülkemizin kamu güvenliği ile işleyişinde kritik öneme sahip olduğu aşikardır. Bu nedenle, … altyapılarının ve … piyasalarının sağlıklı ve kesintisiz işleyişinin temin edilmesi zaruridir. Bu çerçevede, Şirketinizin sahip olduğu lisans/lisanslar kapsamındaki faaliyetlerle ile ilgili sözü edilen darbe girişiminin etkilerinin önlenmesi adına, terör örgütüne üye veya söz konusu örgütle işbirliğinde bulunan kritik pozisyonlardaki personel (hizmet alımı kapsamında olanlar dahil) hakkında keyfi uygulamalardan kaçınılarak gerekli işlemlerin yapılması, Kurumumuza yapılan işlemler hakkında bilgi verilmesi, aksi takdirde Şirketiniz tüzel kişiliği ile Şirket yetkililerinin sorumlu olacağı hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim” şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye” yönelik 667 sayılı KHK. “Olağanüstü hal kapsamında Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmasına” ilişkin 685 sayılı KHK. ve “Olağanüstü hal kapsamında bazı düzenlemeler yapılmasına” ilişkin 690 sayılı KHK. ların birlikte değerlendirmesinin yapılması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 12/06/2017 tarih, 2017/20296 Esas 2017/10101 Karar)

Somut olayda davalı tarafın fesih işleminin 667 Sayılı KHK.den kaynaklanan yetkiye dayanılarak yapıldığı iddiası mevcut olduğundan, 685 Sayılı KHK’nın 690 Sayılı KHK’nın 56.maddesiyle değiştirilen geçiş hükümleri başlıklı geçici Madde 1.maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme karşısında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye” yönelik 667 sayılı KHK. “Olağanüstü hal kapsamında Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmasına ” ilişkin 685 sayılı KHK. ve “Olağanüstü hal kapsamında bazı düzenlemeler yapılmasına” ilişkin 690 sayılı KHK. ler birlikte değerlendirildiğinde;
Bakanlar Kurulu tarafından 02.01.2017 tarihinde çıkarılan ve 23.01.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 685 sayılı KHK ile “Olağanüstü hal kapsamında Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmasına” karar verildiği,
İş bu KHK. nin 2. maddesi ile Komisyonun görevlerinin belirlendiği,
690 sayılı KHK’nin 56. maddesi ile 685 sayılı KHK’nin geçici madde 1. maddesinin 3. fıkrasının değiştirildiği,
685 sayılı KHK’nin 690 sayılı KHK’nin 56. maddesi ile değiştirilen geçiş hükümleri başlıklı Geçici Madde 1. maddesinin 3. Fıkrasının son halinin;
“3) Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7 nci maddedeki usul ve süreler uygulanır.”
Bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilir.” şeklini aldığı anlaşılmıştır.
Davacının iş akdinin fesih şekil sebebi değerlendirildiğinde, feshin 23/09/2016 tarihli ve 46 sayılı davalı şirket Yönetim Kurulu Kararı gereğince yapıldığı, davacının 667 sayılı KHK’ nın ek listesinde adının yer almadığı, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca feshedildiği, davaya bakma yetkisinin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nda olmadığı, İş Mahkemesinin yetkisinde olduğu anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunun esastan değerlendirilmesi gerekirken Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun yetkili olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.