Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42403 E. 2017/22241 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42403
KARAR NO : 2017/22241
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ : … 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı … Köy Hizmetleri Müdürlüğünde işçi olarak işe başladığı tarihten itibaren …- İş Sendikası üyesi olarak çalıştığını, Köy Hizmetleri Müdürlüğünün 2005 yılında lağvedilmesi üzerine tüm alacak ve hakları ile … İl Özel İdaresine devredildiğini ve davalı kuruma nakil gittikten bir süre sonra emekli olarak ayrıldığını, davalı aleyhine 22.06.2011 tarihinde mevsimlik işçilikte geçen sürenin daimi işçiliğe geçerken derece ve kademe hesabında dikkate alınmadığını ileri sürerek açtığı davada mahkemece verilen ret kararının Yargıtayca bozulması üzerine yargılama devam ederken 07.05.2015 tarihli dilekçesi ile işverenle imzalanan son toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davadan feragat etmesi halinde davaya konu hakların tarafına ödeneceği gerekçesiyle toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmak için davadan feragat ettiğini, o davada feragat sebebi ile davanın reddine karar verildiğini, ardından hak ve alacaklarının ödenmesi için davalıya başvurduğunu, ancak davalının zamanaşımını başlangıcı olarak davanın kesinleşme tarihini baz alarak alacaklarının zamanaşımına uğradığını belirttiğini ve ödeme yapmadığını ileri sürerek, zamanaşımın kesildiği tarihin ilk dava tarihi olarak kabul edilmesi ile fark kıdem tazminatı ile bir kısım fark işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının geriye dönük alacaklarından feragat ettiğini ve 14.07.2009 tarihinde emekli olduğunu, emeklilik tarihinden geriye doğru alacak talebinde bulunduğunu ve buna göre de taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-i ve 115/2 hükümleri dikkate alınarak, kesin hüküm gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, … 1. İş Mahkemesi’nin 2013/126 esas sayılı dosyası ile verilen kararın, bu dosya bakımından kesin hükmün sonuçlarını doğurup doğurmayacağı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Somut olayda; davacı işçi 22.06.2011 tarihinde davalı aleyhine açtığı davada mevsimlik işçilikte geçen sürenin daimi işçiliğe geçerken derece ve kademe hesabında dikkate alınmadığını ileri sürerek fark alacak talebinde bulunmuş ve Mahkemece verilen ret kararının Yargıtayca bozulması üzerine yargılama devam ederken 07.05.2015 tarihli dilekçesi ile işverenle imzalanan son toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre davadan feragat etmesi halinde davaya konu hakların tarafına ödeneceği gerekçesiyle toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmak için davadan feragat etmiş olup o davada feragat sebebi ile davanın reddine karar verilmiştir. Somut dosyada ise, ilk davadan feragat etmesi üzerine fark alacakların ödenmesi için işverene başvurduğunda, işverence zamanaşımı başlangıç tarihinin ilk davanın kesinleşme tarihi kabul edildiğini ve buna göre de alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile ödeme yapılmadığını ileri sürerek, zamanaşımı başlangıç tarihinin ilk davanın açıldığı tarih olan 22.06.2011 tarihi olarak esas alınarak bu tarihten geriye doğru zamanaşımına uğramayan dönem için fark alacakların tahsilini talep etmiştir. Her ne kadar davanın tarafları ve konusu aynı olsa da somut dosyadaki davanın sebebi mevsimlik işçilikte geçen sürenin daimi işçiliğe geçerken derece ve kademe hesabında dikkate alınmaması değil, feragat üzerine işverence yapılacak ödemede zamanaşımı başlangıç tarihinin ilk dava tarihi olması gerektiği iddiasıdır. Bu durumda somut dava yönünden ilk davanın kesin hüküm oluşturduğundan söz edilemez. İşin esasına girilerek zamanaşımı başlangıç tarihinin hangi tarih olarak kabul edilmesi gerektiği belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre davacının talepleri hakkında bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde kesin hüküm sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli, 2015/822 esas ve 2017/69 karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı sebepten BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.