Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42621 E. 2017/23997 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42621
KARAR NO : 2017/23997
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ:… 8. Hukuk Dairesi
DAVATÜRÜ:İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili , dava dilekçesi ile müvekkilinin 4857 Sayılı yasaya tabii işçi olarak … Medikal Bil. İnş. Telekomünikasyon Bilişim Hiz. Ltd. Şti- bünyesinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığını , … Medikal Bil. İnş. Telekomünikasyon Bilişim Hiz. Ltd. Şti tarafından hizmet alım ihalesi ile faaliyet yürütülen … Devlet Hastanesi işyerinde “Veri Kayıt Elemanı” olarak çalışırken yazılı fesih olmaksızın iş sözleşmesi şifahen fesh edildiğini,4857 sayılı kanunda yer alan düzenlemeler gereğince, davalı işveren tarafından, davacıya, iş sözleşmesinin feshi sırasında yazılı şekilde bildirim yapılmadığından ve fesih sebebi açık ve kesin şekilde bildirilmediğinden, iş sözleşmesinin feshine ilişkin işlem geçerli bir nedene dayanmadığından davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi talep etmiştir.Davacı vekili 09/05/2016 havale tarihli dahili dava dilekçesi ile davalı şirket ile Sağlık Bakanlığı arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu,davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile müvekkili davacının asıl işveren olan … Devlet Hastanesi işçisi olduğunun kabulü ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili … Medikal cevap dilekçesi ile davacının belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden çalıştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmamakta olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,davacı işçinin hizmet alım işi kapsamında ve süresinde alt işveren olan müvekkil şirket bünyesinde belirli süreli iş sözleşmesiyle çalıştırıldığını, belirli süreli iş sözleşmelerini sona erdiren durumlar arasında işin tamamlanması, belirli bir olgunun ortaya çıkması, sürenin dolması gibi haller gösterilebilindiğini,belirli süreli iş sözleşmesine istinaden çalıştırılan davacı tarafın yapılan ihale sonucunda çalıştırılacağı sürenin dolduğunu ve akdedilen yeni hizmet sözleşmesi kapsamında sözleşme personel sayısının belli bir alanla sınırlandırılmış olması nedeniyle iş bu husus davacıya yazılı, açık ve kesin bildirim yapılarak iş akdi haklı nedenlerle feshettiğini belirtilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini talep etmektedir.
Dahili davalı Sağlık Bakanlığı cevap dilekçesi ile davacının alt işveren şirket elemanı gibi çalışmasına rağmen üst işveren olan davalı Bakanlığın elemanı olduğunu belirterek muvazaa iddiasında bulunduğunu, davacının, davalı idarenin işçisi olmadığının kanıtı; İdare ile arasında iş sözleşmesinin olmaması ve İş kanununda belirlenen şartların yokluğunun, her türlü denetim, maaş ödemesi, sigorta işleri ve işçilerle ilgili diğer tüm özlük işleri ile vs. işler şirketler tarafından yapılacağı, idarenin dahili söz konusunun olmadığı,ayrıca ihalenin sonucunda firma değişse dahi mevcut işçilerle çalışmak isterse işçiler çalışmaya devam edebilecekleri,ihale sonucu ihaleyi alan yeni firma tarafından işçiler ya işten çıkarılır ya da işe devam edilebileceği, burada da davalı idarenin dâhili olamayacağı,bunlar ihale sözleşmelerinde de yer alan hükümlere bakıldığında ortaya çıkacağı davacı ile Bakanlık arasında akdedilmiş herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, asil işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığından davanın asıl işveren olduğu gerekçesiyle davanın müvekkili idareye yönetilmesinin hatalı olduğunu belirtilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini talep etmektedir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalılar istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemenin hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediğinden, davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına rağmen, harçtan sorumlu tutulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 432/6, 438/7. maddeleri uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile
İlk Derece Mahkemesinin kararının hükmün ‘‘Davacı tarafça karşılanan 29,20 başvuru harcı, 4,30 vekalat harcı, 36,60 TL yazışma gideri, 26,40 TL tebliğ gideri ve 20,00 TL tanıklık ücreti olmak üzere toplam 116,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,, kısmının silinerek yerine “ Davacı tarafça karşılanan 29,20 başvuru harcı , 4,30 vekalat harcı, 36,60 TL yazışma gideri, 26,40 TL tebliğ gideri ve 20,00 TL tanıklık ücreti olmak üzere toplam 116,50 TL yargılama giderinin (davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan 87,30 TL’sinden sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesinin hükmünün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.