Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42647 E. 2017/23780 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42647
KARAR NO : 2017/23780
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 30/04/2012 tarihli iş sözleşmesiyle davalı … Ajansında (GMKA) çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 29/07/2016 tarihinde bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, fesihte “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı olan FETÖ/PDY oluşumuna iltisakınızın ve/veya bunlarla irtibatlı olduğunuzun değerlendirilmesi nedeniyle, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükümünde Kararnamenin 4. Maddesinin g bendi kapsamında….iş akdiniz bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedilmiştir.” denildiğini ancak müvekkili hakkında en ufak şüpheli bir durum olmadığını, kendisi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmadığını ve hatta bu konuda aleyhine açılmış herhangi bir dava bulunmadığını, bu nedenle feshin geçerli bir nedene dayanmadığını beyanla işe iadesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Kalkınma Ajansının bir kamu kurumu olduğunu , personelinin de kamu kurumunda çalışan ve kamu görevi ifa eden işçi statüsünde olduğunu , 27/07/2016 tarihinde Yönetim Kurulu tarafından kapalı oturumda yapılan görüşmeler sonucu, Emniyet Müdürlükleri, Olağanüstü Hal Büroları, Bakanlıklar ve MİT ‘ den gelen istihbaratlar ve bilgiler değerlendirilerek davacı ile birlikte 6 kişinin ” Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, FETÖ / PDY oluşumuna iltisakı ve / veya irtibatı oldukları değerlendirildiğinden ” iş akitlerinin 29/07/2016 tarih ve 2016/2 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlara dayanılarak, yapılan feshin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf yoluna başvuru dilekçesini sunma süresinin sona erdiğinin anlaşıldığı, davacı yanca bu tarihten 6 gün sonra verilen gerekçeli istinaf yoluna başvurma dilekçesinin süresinde verilmediği ve süresinde verilmeyen dilekçeye değer verilemeyeceği; HMK m. 355 gereğince kamu düzenine aykırı bir husus da saptanmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı H.M.K.’nın 352., 355. ve 353/1-b.1 maddeleri uyarınca davacı vekilince yapılan başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden; davacının, uzman olarak çalışmakta iken, 15/07/2016 tarihli darbe girişimi sonrasında Ajans Yönetim Kurulunun 29/07/2016 tarih ve 2016/2 sayılı kararı ile 29/07/2016 tarihinde iş akdinin feshedildiği ve iş akdi feshinin 667 sayılı KHK kapsamında FETÖ/PDY oluşumu ile irtibatlı olduğu gerekçesine dayandığı görülmüştür.
Mahkemece, davacı hakkında Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığına FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle yapılan soruşturma olup olmadığına ilişkin yazılan müzekkere sonucunda davacı hakkında soruşturma yürütüldüğü yönünde cevap verildiği görülmüş ise de bu soruşturmanın sonuçlanması beklenmeden hüküm tesisi yerinde değildir. Öncelikle kabul gerekçesi olan soruşturma sonucunun beklenmesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi’nin 06/09/2017 tarih 2017/1474 esas 2017/1166 karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi’nin 2017/396 esas 2017/53 karar sayılı kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.