Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42674 E. 2017/24440 K. 09.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42674
KARAR NO : 2017/24440
KARAR TARİHİ : 09.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işveren işyerinde net 2.250,00 TL ücretle çalıştığını ve iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları sebebi ile haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının net 1.050,00 TL ücretle çalıştığını ve bir sebep yokken istifa ettiğini, ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının net 2.250,00 TL ücretle çalıştığı ve davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 17.11.2014 tarihli bozma ilamı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasına karar veren Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanun’unda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca davacının çalıştığı işyerinin faaliyet gösterdiği alanda uzman bir bilirkişiden de görüş alınarak davacının fesih tarihindeki gerçek ücreti saptanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.Somut olayda; 17.11.2014 tarihli bozma ilamı ile feshin kesinleştiği tarih itibariyle işçinin ücreti ilgili meslek odalarından ve diğer kuruluşlardan yapılacak emsal ücret araştırması ile belirlendikten sonra, sonucuna göre kabul edilen alacaklar hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece bu yönde araştırmalar yapılmıştır. Davacının 04.12.2001-25.04.2010 tarihleri arasında davalı iş yerinde görsel sorumlu olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı 2.250.00 TL ücretle çalıştığını iddia etmiş, davalı ise 1.050.00 TL ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacı tanığı 2.000,00 TL nin üzerinde ücret aldığını bildiğini , davalı tanığı ise 1.050.00 TL ücret aldığını beyan etmiştir. Mahkemece davacının 1.250.00 TL ücretle çalıştığı kabul edilerek alacaklar hesaplanmıştır. Ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacıya ait hesap döküm listelerinde davacının son dört ay boyunca teslimat ve maaş ödemesi açıklamalı ödemelerin toplamının aynı olduğu görülmekle davacı tanık beyanları ve hesap hareketleri dikkate alındığında davacının ücretinin bu toplam miktar olarak kabulü dosya içeriğine uygun düşecek olup, alacaklar bu miktara göre hesaplanmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.