Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42699 E. 2017/24047 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42699
KARAR NO : 2017/24047
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 26/10/1999-04/03/2010 tarihleri arasında davalı şirketin … bölgesindeki şantiyelerinde mimar olarak net 3.476 USD ücret ile çalıştığını, 37.531 USD birikmiş ücret alacağının bulunduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve usulsüz olarak feshedildiğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 02/11/1999 tarihinde müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, müvekkili şirketin ekonomik krizden etkilendiğini, …’da sürdürdüğü inşaat faaliyetlerinin zaman zaman durma noktasına geldiğini, firmaların işi durdurması ve davacının alacaklarını tahsil edememesi yüzünden karşılıklı olarak işin durdurulduğunu ve bu durumun 03/07/2009 tarihinde çalışanlara bildirildiğini, davacı ile yapılan sözleşmenin 8.maddesinde belirtildiği gibi fazla çalışma için işçinin onayının alınması gerektiğini, davalının böyle bir yazılı onayı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bozma ilamına uyan Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ticaret Sicili Gazetesine göre davalı işveren şirket 17/12/2013 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girmiş, tasfiye memuru olarak … belirlenmiştir.27/03/2015 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile davalı işverenliğin alacağı ve borcu olmadığı belirtilerek tasfiye memurunun ibra edilmesine karar verilerek tasfiye sonuçlandırılmıştır. 27/03/2015 tarihli tasfiye sonu beyanı yapılmıştır. Bunlar, 08/04/2015 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmıştır.Davalı vekili Avukat …15/04/2015 tarihli dilekçesi ile tasfiye nedeni ile hukuki varlığı sona eren şirketin kendisine verdiği vekalet görevinin de sona erdiğini belirtmiştir. … 8. Asliye Ticeret Mahkemesinin 30/03/2016 tarih 2015/1536 esas 2016/318 karar sayılı ihya kararında, davacının açtığı mevcut iş davası kesinleşip infazına kadar olmak kaydıyla TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri yapılmak üzere davalı şirketin ihyasına, şirketin sicile yeniden tesciline,bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memuru …’in atanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar 03/06/2016 tarihinde kesinleşmiştir.TTK 547.maddesinin ek tasfiyeye ilişkin olduğu ve “(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.
Davacı taraf Mahkemenin ara kararına istinaden davayı tasfiye memuruna karşı yöneltmiştir. Sonrasında davacı tarafça yine Mahkeme ara kararı ile davanın yeniden davalı şirkete yönetiltiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ihyasına ilişkin kararda şirketin ek tasfiye işlemleri yapılmak üzere ihya edildiği, yani şirketin kararda belirtilen iş davaları kesinleşip infazına kadar ek tasfiye işlemleri için yeniden tescil edildiği, davalı şirketin tasfiye sürecinin devam edeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece tasfiye süreci devam ettiğinden temsile yetkili tasfiye memuru belirlenerek, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra da davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bunlar yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.