YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42705
KARAR NO : 2017/23467
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerini süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı işyerinde tesviyeci olarak çalıştığını, 21/02/2012 tarihli protokol ile ilk işe giriş tarihinde endüstri meslek lisesi mezunu olan ve işe girmeden evvel 4 yıl mesleki hizmeti olanların süresi içinde başvurmaları durumunda ilk işe giriş tarihinden itibaren derece intibakların yapılacağı hükmünün getirildiğini, süresi içinde yaptığı başvurusunun kabul edilmediğini bu nedenle ilk işe girişinin “9” dereceden değil “13”dereceden olması gerektiğinin tespiti ile, yürürlükte bulunan …’lere göre hak ettiği halde derece farkı nedeniyle eksik ödenen ücret ve sosyal yardım alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı; davacının başvurusunun hizmetinin intibakı gerektirecek şekilde olduğunun tam olarak tespit edilemediğinden kabul edilmediğini, tüm haklarını aldığını, hiçbir alacağı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kapatılan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 29/02/2016 tarih ve 2015/39385/2016/4694 E/K sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Öncelikle belirtilmelidir ki; 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere;
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Uzun yıllardan beri Yargıtayın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir.
Mahkeme bozma kararına uymuş ve dava hakkında karar vermiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamında “Davacının hesaplamalara temel alınan ücrete yaptığı itiraz yerinde değildir. Ancak derecelerin ilerlemesine dair hesaplamalara yönelik itirazları doğrudur. Yürürlükteki …’in 21. Maddesine göre; işe alınan işçinin deneme süresi sonunda işe alınması durumunda kesin kabul yapılırken, işe alındıkları ücret derecesinin bir üst derecesinden hesaplamalar yapılır. Ayrıca kesin kabul sırasında lise muadili teknik öğrenim veren okul mezunlarına bir üst derece ayrıca verilir. Bu nedenle davacının kesin kabul sonunda, derecesinin “15.” derece olması gerekmektedir. Zaten başvuruları kabul edilen işçilerin intibakları sırasında davalı kurum da, kesin kabul sonrası “15.” dereceden işlem yapmıştır. Yine 21. Madde/4. bent hükmüne göre deneme süresi hizmet ve terfi için bekleme süresinden sayılır bu nedenle derece terfii tarihinin belirlenmesinde deneme süresi dahil hesaplama yapılması zorunludur. Bilirkişinin buna aykırı hesaplamaları hatalı olup hükme esas alınamaz.
Ancak …’in 58. maddesine göre terfi bekleme sürelerini doldurmuş işçilerin yılda iki kez, Nisan ve Ekim aylarında terfilerinin yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bilirkişinin hesaplamaları yaparken derece terfilerini bu aylarda yapması ve hesaplamaların da buna uygun olarak yapılması gerekmektedir.” şeklinde bozma gerekçesi bulunduğu halde bilirkişi kesin kabul sonrası davacının derecesini 15 değil 13 olarak belirleyip ilerlemeleri de buna göre yaptığından hüküm bu yönden hatalı olmuştur.
Kesin işe kabulü sonrası derecesi 15 kabul edilerek derece- kademe ilerlemesi ve fark alacakları hesaplanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.