YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42730
KARAR NO : 2017/24670
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ:… 9. HUKUK DAİRESİ
DAVATÜRÜ:İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin davacının iş sözleşmesini görev ve sorumluluğu altındaki işlere gereken dikkat ve özeni göstermediği, hedef gerçekleştirme oranlarının beklenen seviyenin altında olması sebebi ile geçerli sebeple feshettiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulü ile davacının işe iadesine, ancak feshin sendikal sebebe dayanmadığı kabul edilerek sendikal tazminatın reddine hükmedilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; fesih sebebinin geçerli olmadığı ve feshin sendikal nedene dayanmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1) b)1 maddesine göre tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İşverence yapılan feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.İşverenin, 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal sebeplerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 20 ve 21. madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanun’un yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik sebeplere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda davacı iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğini iddia etmiştir. Mahkemece davacının üyesi olduğu sendikadan, yukarıda anılan hususların sorulduğu, ancak sendika tarafından gönderilen cevabi yazıya göre sendikal feshe dair bazı hususların yeterince aydınlanmadığı görülmektedir. Bu sebeple Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sendika ve davalı işverenden işyerinde 2015 yılında sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, üye olup iş sözleşmesi feshedilen, sendikadan istifa eden işçi sayısı ve istifa tarihlerinin ve işyerinde çalışması devam eden işçilerin durumu; ayrıca iş yerinde kapsam dışı çalışan personel olup olmadığı, sayısı ve bu işçilerinin sendika ile bağlantı durumları ve ayrıca davacı ile birlikte iş akdi feshedilen başka çalışanlar varsa bunların sendika üyesi olup olmadıkları hususları ayrıntılı şekilde sorularak feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.