YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42750
KARAR NO : 2017/23740
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesine, organizasyon değişikliği sonucunda görev pozisyonunun kapatıldığı ve özlük haklarında değişiklik olmaksızın başkaca bir görev verilemeyeceği gerekçesiyle 27/03/2015 tarihi itibariyle son verildiğini, daha önce muhtelif pozisyonlarda çalışmış olduğunu, son olarak kurumsal satış ve gelirler müdürü olarak çalıştığını, yaptığı işin, otelin asli işlerinden olduğunu, başka bir bölümde görevlendirilmesi de mümkün iken fesih gerekçesinin soyut ve afaki olduğunu ve geçerli nedene dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesine yönetsel bir kararla son verilmek zorunda kalındığını , davacının görev tanımında belirtilen işlerin yönetiminin otel genel müdürü tarafından gerçekleştirildiğinin fark edilmesi ve bu işlerin yapılması sırasında bir yöneticiye ihtiyaç duyulmadığı, aynı iş için ayrı bir pozisyon yerine genel müdür ve ziyafet satış müdürünün koordineli şekilde bu işlere devam edileceğinin anlaşıldığını, bunun üzerine işletmesel bir karar ile ilgili departmanın kapatılmasına ve bu departman çalışanlarının ziyafet satış müdürüne bağlanarak çalışmasına karar verildiğini, davalıya ait başkaca otel işletmesinin bulunmaması nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacının pozisyonuna başka bir personel alınmadığını, feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İşletmesel kararın alınması ve uygulanması noktasında hukuka uygun hareket edilmediği, tutarlı şekilde uygulanmadığı ve pozisyon kapamanın açıklanamadığı; fesih kararı alınırken ölçülü hareket edilmediği, davacıya uygun görev olmasına rağmen teklif edilmediği gibi yeni istihdam da sağlandığı, bu kapsamda feshin son çare olması ilkesinin de gözetilmediği, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, davalının yerinde bulunmayan bütün istinaf itirazlarının reddi ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle ilk derecesi mahkemesine kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda davalı şirkete ait otelde Kurumsal Satış ve Gelirler Müdürü olarak çalışan davacının otelde yapılan organizasyon değişikliği sonucunda görev aldığı pozisyonun kapatılması ve özlük şartlarında değişiklik olmaksızın otel bünyesinde başkaca bir görev verilemeyeceğinden ve işverenin başkaca bir otel işletmesi bulunmadığından son çare olarak iş akdinin sonlandırıldığının davalı tarafından bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının işe iadesine hükmedilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Davalı işveren iş yerinde yapılan organizasyon değişikliği sebebiyle davacı işçinin iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur. Dinlenen davacı tanığı … davacının sorumlu olduğu bölümdeki çalışanların başka bir bölüme alındığını, davacının yerine başka bir kişinin işe alınmadığını, işyerinde kurumsal satış müdürlüğü ile toplantı organizasyon ve ziyafet bölümü müdürlüğü olduğunu, kurumsal satış müdürlüğü elemanlarının diğer müdürlüğe veya ön büro müdürlüğüne devredilmiş olabileceğini ,davacının sorumlu olduğu bölümdeki elemanların çalışmaya devam ettiğini, davalı tanıkları ise davacının sorumlu olduğu birimin küçültülmesinin söz konusu olmadığını, işlerin daha hızlı ve düzgün yürümesi için davacının çalıştığı birim kapatılarak bir kısım işlerin ziyafet birimine bir kısım işlerin ise ön büro birimine verildiğini, davacının dört personelinin iki tanesinin ön büro birimine diğer ikisinin ise grup satış müdürlüğüne nakledildiğini beyan etmişlerdir. Tüm dosya kapsamından davacının çalışmış olduğu pozisyonun kapatıldıktan sonra ilgili birimin görevlerinin ziyafet satış müdürlüğü ile ön büro arasında paylaşıldığı ve davacının kadrosunun tamamen boşa çıktığı, iş sözleşmesinin feshinden sonra davacının çalıştığı pozisyona aynı ad altında yeni işçi alınmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından kendisine önerilebilecek herhangi bir pozisyon bulunduğu somut olarak iddia edilmemiştir. Ayrıca davacının görev yaptığı kurumsal satış müdürlüğü ile ziyafet satış müdürlüğünün görev tanımlarının aynı olduğu görüldüğünden tek bir müdür veya birim tarafından yapılabilecek işlerin iki farklı müdürlük tarafından yerine getirilmesi durumuna katlanmak da işverenden beklenemeyeceğinden davalı işverence yönetim hakkı kullanılarak yapılan organizasyon değişikliğinde tutarsızlık görülmemiştir. Böyle olunca davacının işe iade talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 1.048,70 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01/11/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.