Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42849 E. 2017/24353 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42849
KARAR NO : 2017/24353
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı şirket nezdinde şoför olarak çalıştığını, ücret alacakları ödenmediğinden iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine karar Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2014/21821 esas, 2015/ 22804 karar sayılı 18/11/2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, davacı vekilinin bozma kararının maddi hataya dayandığını ileri sürmesi üzerine kararın maddi hataya dayandığı anlaşılarak karar ortadan kaldırılmış ve tarafların 18/09/2014 tarihli karara yönelik temyiz itirazları yeniden incelenerek Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2016/18155 esas, 2016/12360 karar sayılı 06/06/2016 tarihli ilamı ile “… Davacının tır şoförü olarak 28/10/2011 – 12/11/2012 tarihleri arasında çalıştığı, sunulan takometrelerin ise 30/12/2011 – 08/11/2012 tarihleri arasını kapsadığı açıktır. Bu durumda, takometre kaydı olan haftalar için bu kayıtlara itibar edilmesi zorunludur, ancak haftalık olarak yapılması gereken fazla mesai süresinin ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının takometre kaydının olmadığı haftalar için tanık beyanlarına itibarla belirlenmesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri de dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir. Ayrıca tanık beyanları esas alınarak hesaplanacak haftalar ve aylar yönünden, ihtirazi kayıtsız imzalı ve karşılığı ödenmiş bulunan, bordrolardaki fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil çalışması ödemelerinin varlığı durumunda bunun aksinin tanıkla ispat edilemeyeceği hususu da göz önünde tutulmalıdır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.Bozma ilamı sonrasında Mahkemece dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.Temyiz:Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.Gerekçe:Somut olayda, Mahkemece 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince, …2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/485 D. İş sayılı kararı ve …Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/5161 D. İş sayılı kararı ile …ilinde faaliyet gösteren bir kısım şirketlere el konulduğu, davalı şirketin de bu el konulan şirketler arasında bulunduğu, davalı şirkette dahil olmak üzere bu şirketlerin hukuki durumu dikkate alınarak kendilerine kayyum atandığı, daha sonra da davalı şirkette dahil olmak üzere el konulan tüm şirketlerin TMSF’ye devredildiği, davalı şirketin iş bu hukuki durumu karşısında 670 sayılı KHK’nun 5. maddesinde belirtilen prosedüre göre ve orada belirtilen ilgili kurumlara müracaat edilmesi gerektiği, bu durumun zorunluluk arz ettiği, 675 sayılı KHK’nun 16. maddesinde bu duruma işaret edilerek ve 670 sayılı KHK’nun 5. maddesine atıf yapılarak görülmekte olan ve bu şirketlerin davalı olduğu davalarda duruşma günü beklenmeksizin dava şartı yokluğu nedeni ile red kararı verilmesi gerektiği hususunun açıkça belirtilmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle 670 sayılı KHK’nun 5. maddesi ve 675 sayılı KHK’nun 16. maddesi dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Dairemizce 20.03.2017 tarihinde yapılan geri çevirme ile dosya içerisine ibraz olunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısına göre şirketin durumu faal-iflas halinde ayrıca not olarak 674 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 19. maddesi gereğince TMSF’nin kayyım olarak atandığı bildirilmiş, TMSF tarafından gönderilen yazı da ise …Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/09/2016 tarihli ve 2016/5268 Değişik İş sayılı kararı ile ….Lojistik Depolama Taşımacılık Dağıtım ve Ticaret Anonim Şirketine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atandığı ve Fon Kurulu ve Başbakan Yardımcılığı (Sayın …) Makamının muhtelif kararlarıyla anılan şirketin yönetim kurulu oluşturularak üyeliklerine atamalar yapıldığı, diğer taraftan … Lojistik Depolama Taşımacılık Dağıtım ve Ticaret Anonim Şirketinin Fon’dan bağımsız tüzel kişiliğinin devam etmekte olup dava takibinden ve borçlarından adı geçen şirketin sorumlu olduğu, belirtilen nedenlerle işbu davanın Kurumlarına yöneltilmesi, ihbar edilmesi ve sorumluluk yüklenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı bildirilmiştir. Bu nedenle davalı şirketin sadece yönetim kurulu değişmiş olup tüzel kişiliği devam etmekte ve davalı şirketin davada taraf ehliyeti bulunduğundan Mahkemece hatalı gerekçe ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozma nedendir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.