Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42854 E. 2017/25146 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42854
KARAR NO : 2017/25146
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile aylık ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin, 2014/11613 esas, 2015/17217 karar sayılı ilamı ile; “Dosya kapsamına göre, davacının son aylık ücret miktarının net 1.100,00 TL (brüt 1.487,33 TL) olduğunun kabul edilmesinin isabetli olduğu, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından da, son aylık ücret miktarının net 1.100,00 TL ( brüt 1.487,33 TL) olduğu esas alınarak (1 Nisan 2008 tarihine kadar ise aylık ücret miktarının talep gibi net 1.000,00 TL olduğuna da dikkat edilerek) hesaplama (ve dolayısıyla mahsup işlemi) yapılması gerektiği, kabule göre de bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti alacağı net tutarda hesaplandığı, Mahkemece raporda mütalaa edilen net tutarın, brüt ifadesiyle hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asgari geçim indirimi alacağının hesaplanmasında, davacının bekar ve çocuksuz olduğunun kabul edilmişse de UYAP üzerinden incelenen nüfus kaydından davacının hesaba konu dönemde evli ve iki çocuklu olduğunun anlaşıldığı, eşinin çalışıp çalışmadığı hakkında ise, dosya içeriğinde bilgi ya da belge bulunmadığı gibi Mahkemece de bir araştırma da yapılmadığı, anılan sebeple, davacının eşinin çalışıp çalışmadığının araştırılması araştırma neticesiyle birlikte davacının evli ve iki çocuklu olduğu nazara alınarak, asgari geçim indirimi alacağının hesaplanması ve mahsup işleminin yeniden yapılması gerektiği, Mahkemece, dava tarihinden sonra yapılan ödemeden, davacının hak kazandığı halde ödenmemiş olan davaya konu aylık ücret miktarının mahsubu sonrasında, bakiye aylık ücret alacağı kalmadığı gerekçesiyle, talep hakkında red hüküm sonucu tesis edildiği, söz konusu ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığının sabit olması karşısında, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, red kararı verilmesinin hatalı olduğu, diğer taraftan, aylık ücret alacağının faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olduğundan, dava tarihinden sonra ödenen aylık ücret miktarına, dava tarihinden ödeme tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, bu yönün nazara alınmayarak faiz talebi hakkında karar verilmemesinin hatalı olduğu; mahsup işleminde nazara alınan diğer alacaklar olan, asgari geçim indirimi ve fazla çalışma ücreti alacakları yönünden, öncelikle yukarıdaki bendlerde belirtilen bozma sebepleri doğrultusunda yeniden hesaplama ve mahsup yapılması gerektiği; dava tarihinden sonra yapılan ödeme sebebiyle mahsup edilen kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve ödenen kısımla ilgili faiz talebi bakımından da dava tarihinden sonra ödenen ilgili miktara, dava tarihinden ödeme tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesi gerekliliğine dikkat edilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma sonrası yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, asgari geçim indiriminin reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava tarihinden sonra yapılan ödemeden, davacının hak kazandığı halde ödenmemiş olan davaya konu asgari geçim indirimi miktarının mahsubu sonrasında bakiye asgari geçim indirimi alacağının kalmadığı tespit edilmiştir. Yapılan hesaplama doğrudur ancak söz konusu ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığının sabit olması karşısında, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, red kararı verilmesi hatalı olmuştur.
3-Diğer yandan bozma öncesinde, Mahkemece kabul edilen alacak taleplerine dava tarihinden ve temerrüt tarihinden faiz yürütüldüğü ve bozma konusu yapılmadığı görülmektedir. Kesinleşen bu hususa rağmen hükümde kabul edilen alacak taleplerine dava ve ıslah tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
4-Davacının talep ettiği alacaklardan reddedilen kısmın davalı tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılması nedeniyle reddedilmiş olduğuna göre, davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
5-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai alacağına ilişkin yapılan hesap hatalıdır. Şöyle ki, davacıya yapılan toplam ödeme 6.321,55 TL olup, bu tutardan; ücret alacağı, ücret alacağına ilişkin işlemiş faiz, asgari geçim indirimi alacağı ve asgari geçim indirimi alacağına ilişkin işlemiş faiz toplamının mahsup edilmesi halinde geriye (1.650,00 (ücret) +12,50 TL (işlemiş faiz) + 2.989,55 TL (asgari geçim indirimi) + 22,60 TL (işlemiş faiz)= 4.674,65 TL, 6.321,55- 4.674,65 TL = 1.646,90 TL) 1.646,90 TL kalmaktadır. Ancak bilirkişi tarafından yapılan hesapta bu tutar hatalı olarak 1.619.89 TL olarak bulunmuş ve kalan bu tutar fazla mesai alacağından mahsup edilirken 27.01 TL eksik olarak mahsup edilmiştir. Davalı aleyhine yapılan bu hatanın da düzeltilerek hüküm kurulması gerekmektedir.Yukarıda yazılı sebeplerden, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 20.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.