YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42856
KARAR NO : 2017/25621
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 06.03.1995 tarihinden 31.12.2014 tarihine kadar genel müdürlük bünyesinde inşaat hizmetleri bölüm başkanlığında çalıştığını, 01.01.2015 tarihinden itibaren ise Öz Finans İş Sendikasında genel başkan yardımcısı (teşkilatlanma başkanı) sıfatıyla profesyonel sendikacı olarak sendikadaki görevine başladığını, müvekkilinin iş akdinin yasal olarak askıya alındığını, iş akdinin askıya alındığının yazılı bildirim ile bildirildiği 01.01.2015 tarihinden itibaren banka nezdinde fiili çalışması bulunmadığını, müvekkilinin 08.08.2016 tarihinde işe başlatılmış gibi gösterilip aynı gün iş akdinin feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine, iş akdi sendikal nedenlerle feshedildiğinden boşta geçen süre ücreti ile 1 yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, bankalarına davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan personel olduğu yönünde dayanaklarıda belirtilmek suretiyle yapılan gizli bildirim üzerine yasal olarak davacının iş sözleşmesinin feshinin gerektiğini, bunun üzerine bankaları genel müdürlük makamının 08/08/2016 tarih ve 1749 sayılı onayına istinaden davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ve fesihten kaynaklanan tüm yasal haklarının ödendiğini, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakının bulunduğunun tespit edildiğini, sonuç olarak kamu sermayeli ve ilgili kuruluş olan bankaları tarafından davacının iş sözleşmesinin bir daha istihdam edilmemek ve yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilmemek üzere feshedilerek bankaları ile ilişiğinin kesildiğini, bankalarının fesih işleminin emredici nitelikte olup 2935 sayılı olağanüstü hal kanununun 4. maddesi çerçevesinde çıkartılan 670 sayılı kanun hükmünde kararname 4. maddesi, 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 23. maddesindeki düzenlemeler gereği yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca feshettiği, ancak fesih bildirimini yazılı yapmasına rağmen fesih sebebini açık kesin olarak belirtmediği gerekçesi ile davacının istinaf itirazlarının kabulü ile işe iade yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacının iş sözleşmesi davalı kurumca Genel Müdürlük onayına istinaden iş sözleşmesi askıda iken 09.08.2016 tarihli fesih ihbarnamesinde yer alan “Genel Müdürlük Makamının 08.08.2016 tarih 1749 sayılı onayıyla, 4857 SK’nun 18 maddesi gereğince feshedilmiştir” bildirimi ile sona erdirildiği görülmektedir.
Somut olayda davalı kurumca istihbarat kurumlarından, davacı hakkında FETÖ/PDY Terör Örgütü içerisinde üst düzey faaliyet gösteren dört şahıs ile mahiyeti bilinmeyen bağlantısının bulunduğu, oğlunun FETÖ/PDY Terör Örgütüne destek veren kurumda eğitim gördüğü ve yine 2014 yılında FETÖ/PDY Terör Örgütüne destek sağlayan bankadaki hesabında artış sağladığı yönünde GİZLİ bilgi verildiğinden iş akdine son verildiği iddia edilmesine karşın davacının iş akdinin feshine neden olan bilgi ve belgeler işverence ibraz edilememiştir. Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı Kurumdan araştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile sadece fesihte şekli yönden inceleme yapılarak davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.