YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42933
KARAR NO : 2017/23900
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hesaplanması yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, iki haftalık kesin süre içinde belirtilen gider avansının davacı tarafından yatırılmaması üzerine 6100 Sayılı hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 316. ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesi gereğince basit yargılama usulünün uygulandığı İş Mahkemelerinde yapılacak yargılamada gözetilmesi gereken dava şartları, 6100 sayılı Kanun’un 114. maddesinde düzenlenmiştir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
6100 sayılı Kanun’un 114/1-g maddesinde “Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması” dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 115. maddesinin ikinci fıkrasına göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise, hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
6100 sayılı Kanun’un harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesinde ise “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Belirtilen hükümlere göre, davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir. Ne var ki, bunun ön koşulu, mahkemece kanuni düzenlemelere ve gider avansı tarifesine uygun muhtıra çıkartılması gerekliliğidir.Maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 30.09.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan gider avansı tarifesinin “Gider avansı miktarı” başlıklı dördüncü maddesine göre “(1) Davacı; a) Taraf sayısının beş katı tutarında tebligat gideri, b) Dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmış ve tanık sayısı belirlenmiş ise tanık sayısınca tanık asgari ücreti ve tebligat gideri; tanık sayısı belirtilmemiş ise en az üç tanık asgari ücreti ve tebligat gideri, c) Dava dilekçesinde keşif deliline dayanılmış ise keşif harcı avansı ile birlikte 85 TL ulaşım gideri, ç) Dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılmış ise Bilirkişi Ücret Tarifesinde davanın açıldığı mahkeme için öngörülen bilirkişi ücreti, d) Diğer iş ve işlemler için 55 TL, toplamını avans olarak öder.”Bu açıklamalar ışığında, somut uyuşmazlığı değerlendirmek gerekmektedir. Mahkemece, davacı tarafından eksik gider avansının tamamlaması için kurulan ara kararda “ a) Taraf sayısının beş katı tutarında tebligat gideri, b) Diğer iş ve işlemler için 50,00 TL toplamı gider avansının eksik olması halinde ikmal etmek üzere HMK’nun 120/2. maddesi uyarınca tensip tutanağının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde avans ikmal edilmediği takdirde dava şartı yokluğundan davanın usul yönünden reddedileceğinin ihtarına,” karar verilmiş, ara karar davacı vekiline 20.03.2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekilince 05.09.2017 tarihli duruşma günü 50,00 TL gider avansı yatırılmıştır. Mahkemece, verilen kesin sürede masraf yatırılmadığından, dava usulden reddedilmiştir. Mahkemece kurulan ara kararda gider avansı olarak hangi tutarın eksik olduğu ve hangi giderler için ne kadar avans yatırılması gerektiği açıkça belirtilmediğinden, bu durum gider avansının yatırılması için tebliğ edilen muhtıranın geçersizliği sonucunu doğurur. Hal böyle olunca, geçersiz muhtıraya istinaden davanın usulden reddi isabetsizdir.Mahkemece, yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen kanuni düzenlemeler ile gider avansı tarifesine uygun şekilde belirlenecek gider avansı miktarının mahkeme veznesine yatırılması için, davacı vekiline yeniden muhtıra tebliğ edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.