YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43466
KARAR NO : 2017/25212
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan …A.O. Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı idare vekili, davacı ile aralarında bir hizmet akdinin bulunmadığını, tüm hak ve alacaklarından münhasıran yüklenci şirketin sorumlu olduğunu, davanın ortaklığa karşı açılmasının usule aykırı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, alınan hizmetin ihale kapsamında bulunduğunu, belirli süreye tabi olduğunu, bu nedenle davacının iş güvencesi kapsamında bulunmadığını, …’nun asıl faaliyet alanının petrol arama üretim ve sondaj üzerine kurulu olduğunu, muvazaanın oluşabilmesi için İş Kanunu 2. maddesindeki 3 koşuldan birinin gerçekleşmesi gerektiğini, bunların asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından çalıştırılması, daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kururlması, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilmesi halleri olduğunu, müvekkilinin asıl faaliyet alanının petrol arama sondaj ve üretim olduğunu, firmaya verilen işin müvekkilinin asıl işi olmadığını, işçilerin işe alınması, akdin feshi, işçi sayısı gibi konularda yetkinin müvekkilinde olmayıp yüklenicide olduğunu, idari şartnamede bu hususun belirtildiğini, muvazaalı bir şekilde ihale işleminin tesis edilmediğini, ihale yönetmeliğine uygun olarak ihalenin tesis edildiğini, ihaleyi alan davalı yetkilisi…’in 10.03.2008 tarihinde emekliye ayrıldığını, 3 yıl geçtikten sonra ihaleye katılmasına mevzuat gereği yasal engelin bulunmadığını, yükleniciler ile … arasında muvazaa ilişkisi olmadığını, davalı … Ltd. Şti. ile imzalanan sözleşmenin muvazaalı olduğuna dair teftiş raporuna itiraz edildiğini, itiraz davasının henüz derdest olduğunu muvazaaya ilişkin tüm iddiaların yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı … Ltd. Şti. vekili davacının müvekkilinin değil, asıl işveren …’nun işçisi olduğunu, müvekkilinin husumet itirazlarının bulunduğunu belirlterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflar araındaki temel uyuşmazlık davalılar arasındaki hizmet alınm sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 14.12.2015 ve 2015/31505-25087 K. Sayılı ile yapılan incelemede davacının saha işçisi (bordrosunda elektrikçi) olarak çalıştığı ve mahkemece, mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılmaksızın ve dosya üzerinden avukat olduğu anlaşılan tek bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiş ise de alınan bilirkişi raporunun davalılar arasındaki ilişkinin tespiti yönünden yeterli olmadığı, bu nedenle mahkemece davalı kurum ve şirketin faaliyet alanlarının belirlenmesi amacı ile ticari kayıtlar ile iş organizyon yapısına ilişkin kayıtların davalı …’dan getirtilmesi, bu kayıtların temin edildikten sonra mahkemece davalı idarenin faaliyet alanında uzman petrol mühendisliği fakültesi bir öğretim üyesi bilirkişi, hukukçu ve endüstri mühendisi aracılığı ile keşif yapılarak, keşif esnasında tanıkların yeniden dinlenerek davacının yaptığı işin ne olduğunun yerinde tespiti ile yapılan işin davalılar arasında yapılan sözleşme kapsamında bir iş olup olmadığının tespiti gerektiği, yine tanık beyanlarına göre emir ve talimatların … yetkililerinden alınması, üretim alanında çalışılması gibi unsurlar da değerlendirmeye alınarak yapılan işin bütün halinde değerlendirilmesinin gerektiği,davacı vekili tarafından kısmen belirtilmiş olan davalı …’nun alt işverenlerinden olan ve aralarındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kesinleşmiş bulunan dava dışı bir kısım şirketler ile bu şirketlerden sonraki taşeron olan şirketler ve bunlarla yapılan hizmet alım sözleşmelerinin de incelenerek, muvazaanın tespitinden sonra davacının hangi işveren bünyesinde çalıştırıldığı, hizmet cetvelinde davacının prim ödemelerinin hem asıl işveren olduğu belirtilen … tarafından hem de taşeron şirket tarafından ödenip ödenmediği gibi hususların açıklığa kavuşturulması,, davalı … Ltd.Şti. İle davalı … arasındaki tüm hizmet alım sözleşmeleri ile önceki şirketlerle yapılan hizmet alım sözleşmelerinin karşılaştırılıp muvazaa tespitine dair tüm kayıtlar getirtilerek ve ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş müfettişlerince hazırlanan 15.07.2014 tarih ve 7937/İNC:3, 9460/İNC:3 sayılı inceleme raporundaki muvazaa tespitine karşı … 6.İş Mahkemesinin 2014/1103 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup bu karar işbu davanın da esasını etkileyeceğinden bu davanın da sonucu beklenip bütün deliller ve işyerindeki fiili durum karşılaştırılarak davacıların fesih tarihinde yaptığı işler işyerinde ayrı ayrı keşfen tespit edilerek her bir davacı yönünden asıl iş kapsamında kalıp kalmadığı, ihale sözleşmesinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı tespit edilerek yapılan işin davalılar arasındaki sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı, asıl iş niteliğinde olup olmadığıtanık beyanları, işyerinin üretim mekanizmasının eksiksiz tespiti ile şirket kayıtları ve mahallinde yapılacak keşif ile eksiksiz bir şekilde belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna itibarla davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunun kabulü isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirdiği, ayrıca davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kabul edildiği halde davalı … Ltd. Şti.nin işe iadenin mali sonuçlarından gerçek işveren olduğu mahkemece kabul edilen davalı … ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmamış olması da hatalı olduğu kabul edilerek mahkemece verilen ilk karar eksik inceleme gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılarak dosyadan bozma gerekçesinde belirtilen şekilde oluşturulan bir bilirkişi heyeti ile tekrardan mahallinde tanıklar yeniden dinlenmek sureti ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak yeniden rapor düzenlettirilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak bozma kararında belirtilen ve sonucunun beklenmesine karar verilen muvazaa tespitine yönelik … 6. İş Mahkemesinin 2014/1103 e sayılı dosyası ile ilgili olarak mahkemeye sunulan gerekçeli kararın incelenmesi neticesi, bu davanın 22.05.2017 tarihinde reddine karar verildiği, 11.09.2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı kanunun 1. maddesi ile 4857 sayılı yasanın 3. maddesinde yapılan değişiklik ile bu kararlara karşı yargı yolunun açıldığı dikkate alındığında, sözü geçen mahkeme ilamının istinaf yolu açık olarak verildiği ve henüz istinaf incelemesinden geçip geçmediği de belirlenemediğinden öncelikle bu mahkeme kararın sonucunun kesinleşmesinin beklenerek gelecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’nun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde …’ya iadesine, 20.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.