YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44356
KARAR NO : 2017/28467
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait otelde ön büro müdürü olarak görev yapmakta iken, iş sözleşmesinin işverence feshin haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, çeşitli tarihlerde ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını, yazılı ve sözlü olarak defalarca uyarılmasına rağmen davranışlarına devam ettiğini, son olarak 04.01.2017 tarihinde bilgi vermeden işyerini terk etmesi üzerine kendisine tebliğ edilmek istenen tutanağı yırtıp, çalışanlara hakaret etmesi üzerine 05.01.2017 tarihinde disiplinsiz davranışları sebebiyle son kez uyarıldığına dair ihtarname tebliğ edildiğini, ancak davacının 08.02.2017 tarihli izin isteğinin işverence reddedilmesi sebebiyle hakarete varan yüksek sesle konuşmalar yaparak işyerini terk ettiğini, bunun üzerine işverence hem söz konusu davranışları hem de devamsızlığı sebebiyle 10.02.2017 tarihinde iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, dosyada mevcut belgelere göre, davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle defalarca hakkında tutanak tutulduğu ve tekerrür eden eylemler neticesinde taraflar arasındaki karşılıklı güven ilişkisinin zedelendiği göz önüne alınarak feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davalının son eyleme ilişkin 08.02.2017 tarihli tutanak ile önceki eylemlere ilişkin olarak düzenlenen 05.02.2017 tarihli ihtarnameyi dosyaya sunduğu, her ne kadar davalı tarafça kesin süre içerisinde masrafın karşılanmaması sebebiyle tanık dinletilememiş ise de, dosya içerisinde işyeri çalışanlarının 08.02.2017 tarihinde gerçekleşen son eyleme şahit olduklarına dair el yazılı beyanlarının bulunduğu ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davranışlarının işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkilediğinin sabit olduğu kanaatine varılarak, feshin geçerli sebebe dayandığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 243. Maddesinin 1. Fıkrasına göre “ Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. … kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.”
Somut olayda, mahkemece ön inceleme duruşmasında tanık listesini sunmak ve masraf yatırmak üzere davalıya iki hafta kesin süre verilmiş olup, davalının verilen süre ye uymadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte bir sonraki celsede, davalı vekilinin “tanıklarını bir dahaki duruşmada hazır etmek” yönündeki talebi mahkemece kabul edilmiştir. Davalı ara karar doğrultusunda tanıklarını hazır etmiştir. Mahkemece, anılan celsede davalı tanığının hazır olduğu tespit edilmesine rağmen, daha önceki celse ara kararının kesin süre içinde yerine getirilmediği gerekçesiyle, tanıkların hazır edilmesi önündeki ara karardan dönülerek davalının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki kesin süreye uymayan davalının tanıklarını hazır etme yönündeki talebi aynı celsede reddedilmemiş, bunun yerine davalıya yeniden süre verilerek (bir önceki) kesin sürenin etkisi ortadan kaldırılmıştır. Bir sonraki celsede, davalının tanıklarını hazır ettiği tespit edildiğine göre; mahkemece önceki ara karardan dönülmesi isabetli olmamıştır. Böylece davalı tarafın savunmasının sübutuna, davalı delilleri toplanmadan karar verilerek, dava reddedilmiştir. Mahkemece yapılması gereken, davalının tanık listesinde bildirdiği tanıklar çağrılarak dinlendikten sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesidir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan Kayseri 3. İş Mahkemesinin 07.03.2017 tarih, 2017/131 esas, 2017/256 karar sayılı kararı ile … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 04.10.2017 tarih, 2017/2647 esas, 2017/2395 karar sayılı kararının yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.