Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/44389 E. 2017/28710 K. 14.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44389
KARAR NO : 2017/28710
KARAR TARİHİ : 14.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, demir- çelik iş kolunda faaliyet gösteren davalı iş yerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile formen olarak çalışırken iş akdinin davalı tarafından haksız şekilde sonlandırıldığını iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, çalıştırılmayan aylara ilişkin ücret, eksik ödenen ücret ve zam farkı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının …’de oturduğunu, demir çelik sektöründe tecrübeli olduğunu, bilgi ve tecrübesinden yararlanmak için kendisi ile belirli süreli iş akdi yapıldığını, davacının cumartesi, pazar günleri …’ye gittiğini, sık sık izin ve rapor kullandığını, işin gereği davacıya cumartesi ve pazar günleri ulaşılması gerektiğini, ancak davacıya ulaşılamadığını, işlerini aksattığını bu nedenle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, davacının taleplerinde haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının ücret ve zam farkı alacağı talebi reddedilmiş ve sair taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince, bakiye süre ücretinin reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak bakiye süre ücretinin reddine karar verilmiş, diğer alacaklara ilişkin ise “Davacının kıdem tazminatına, yıllık izin ücretine, sözleşmeden kaynaklı zam farkı ve ücret alacağına ilişkin davası bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu hususlara ilişkin KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA” şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile … Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 esas 2007/611 karar Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 esas, 2008/7142 karar sayılı ilamı).
Somut olayda, bozma sonrası mahkemece “Davacının kıdem tazminatına, yıllık izin ücretine, sözleşmeden kaynaklı zam farkı ve ücret alacağına ilişkin davası bozma kapsamı dışında bırakıldığından bu hususlara ilişkin KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,” şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı HMK.297’ye uygun olmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki yasal düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma nedeni yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.