Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/44573 E. 2017/28870 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44573
KARAR NO : 2017/28870
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Belediyenin yıllar içerisinde sürekli değişen alt işvereni bünyesinde ve en son da davalı …’ta çalışmakta iken iş sözleşmesinin savunması alınmadan, sebep gösterilmeksizin, savunma alınmaksızın OHAL/KHK kapsamında feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Cevaplarının Özeti:
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davacının iş sözleşmesinin 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılarak yapıldığını bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, meslekten ihracın düzenlediği KHK yürürlükte olduğu sürece işe iade ve tazminat taleplerinin mahkemece kabulünün olası olmadığını, davacının OHAL komisyonuna başvurmasının zorunlu olduğunu, komisyona başvurmadan ve komisyonca verilen bir karar olmadan haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …. şirket vekili, müvekkili şirket ile davalı … arasında imzalanan hizmet sözleşmesi çerçevesinde, davacıyı diğer davalı … “Zabıta” hizmetlerinde çalıştırdığını, bu nedenle yapılan işin diğer davalı … Belediyesinin işi olduğunu, davacının müvekkili şirketçe işe alınmadığı gibi, müvekkil şirketin işe son vermek gibi bir yetkisinin de bulunmadığını, diğer davalı belediyenin yazılı talimatı ile işçinin işine son verildiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın müvekkili şirket yönünden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının 22/11/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 677 sayılı KHK ile iş sözleşmesinin feshedildiği, ülkemizde 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Olağanüstü Hâl ilân edildiği, davacının Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, veya iltisakı olduğundan bahisle iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 667 sayılı KHK hükümlerine dayanılarak fesih işlemi ile işten çıkarıldığı sabit olup, 685 sayılı KHK’nın 1. Maddesinde ifade edildiği gibi “başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen bir işlem” söz konusu olmadığından 685 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesinin 3. fıkrası kapsamında dosyanın komisyona gönderilemeyeceği değerlendirilmekle konunun 667 sayılı KHK hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği tespit edildikten sonra, 667 sayılı KHK’nın 4. Maddesinin 2. Fıkrasında, “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler” hükmünden hareketle dolaylı görevlendirmenin alt işveren işçilerini kapsadığı değerlendirilmekle davacının işe iadesi yasal olarak mümkün olmadığından mahkemece ulaşılan sonucun söz konusu gerekçelerle yerinde olduğu kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacının iş sözleşmesi, 667 sayılı KHK’nın 4. maddesi doğrultusunda davalı … Belediye Başkanlığının yazılı talebi üzerine diğer davalı şirket tarafından feshedilmiştir.
Davacı işçi 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde çalışmış olmakla iş sözleşmesinin feshinde İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
Somut olayda davacının iş akdinin feshine neden olan bilgi ve belge işverence ibraz edilememiştir. Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı Kurumlardan araştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.