YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44776
KARAR NO : 2017/28862
KARAR TARİHİ : 18.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerinde yer alan ücret artış düzenlemelerinin davacıya geç ve eksik uygulandığını belirterek, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, gerekli ödemelerin tam olarak yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemizin 2014/11156 -12185 E/K sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek talepler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Yerel Mahkemece 08.05.2014 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de; bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairemiz bozma kararında kıdem terfi primi hususunda taraflar arasında ihtilaf olduğu belirtilerek; ” Talep konusu dönemde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinin tamamında 25. maddede daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Davacı işçi yönünden mevsimlik statüde çalışılan dönem için kıdem terfi hesabı yapılmamalıdır. Başka bir anlatımla davacının henüz daimi kadroya alınmadığı, mevsimlik işçi olarak çalışılan dönem için kıdem terfi zammı hesabı ile yevmiye tespiti hatalıdır. Dosya içeriğine göre, davacı işçinin 02.05.1989 tarihinde mevsimlik işçi olarak işe başladığı, dava tarihinde de geçici işçi olarak çalışmakta olduğu anlaşılmaktadır. Tüm uyuşmazlık konusu süre için kıdem terfi primi uygulanarak hükme esas bilirkişi raporu düzenlenmesi hatalı olup, davacıya kıdem terfi uygulaması yapılmamalıdır.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Ayrıca önceki raporda halen mevsimlik işçi olarak çalışan davacının yevmiyesi 7.500.00 TL üzerinden hesaplanmıştır. Bozma sonrası hükme esas alınan raporda 8.200.00 TL esas alınarak hesaplama yapılması da hatalı olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.