Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/44932 E. 2017/30322 K. 20.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44932
KARAR NO : 2017/30322
KARAR TARİHİ : 20.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 1989 yılında mevsimlik işçi olarak davalı işyerinde çalışmaya başlayıp 02.02.2001 tarihinde daimi işçi kadrosuna geçirildiğini, iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, 21.11.2011 tarihinde de 6111 sayılı Kanun kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü’ne naklinin yapıldığını, daimi kadroya geçirilirken 01.03.1999-28.02.2001 yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre intibak ücret skalasının yanlış tespit edildiğini, bu nedenle ücret zamlarının yevmiyesine eksik uygulanarak ücret ve ikramiye fark alacağının doğduğunu, müvekkilinin yeni işe giren işçi statüsünde değerlendirildiğini, Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanması nedeniyle kademe ilerlemesi ve derece terfilerinin ilk işe girdiği tarihten itibaren Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre yapılarak, daimi kadroya geçtiği tarihteki yevmiyesinin belirlenmesi ve bu yevmiyeye takip eden Toplu İş Sözleşmesi ücret zamlarının uygulanması gerektiğini, yanlış uygulama ile ücret ve ikramiye farkı alacağı doğduğunu, ilave tediye alacağından sigorta primi kesilmemesi gerektiği yönünde yargı kararları bulunmasına rağmen kesinti yapıldığını, bu kesintilerin ödenmesi gerektiğini, Vakıfbank ile imzalanan promosyon anlaşmasına göre işçi maaşlarına 2011 yılında yansıtılması gereken 1.200,00 TL promosyon ödemesinin ne davalı kurum ne de nakledilen Karayolları tarafından ödenmediğini, kurumun çeşitli şantiye ve birimlerinde geçici görevlendirilmeleri nedeniyle geçici görev yolluğu ve Karayollarına nakil nedeniyle daimi görev yolluğunun 6245 Sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre ödenmediğini, 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre dava konusu edilen alacaklardan davalı işverenliğin sorumlu olduğunu belirterek ücret, akdi ikramiye, ilave tediye, ağır hizmet primi alacağı, banka promosyon alacağı, sürekli görev yolluğu ve geçici görev yolluğu alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 6111 sayılı Kanunun 166. maddesine göre 21.11.2011 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini, aynı düzenleme gereğince müvekkili idarenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını, 8. dönem Toplu İş Sözleşmesinin 5, 106 ve 107. maddelerine göre davacının mevsimlik iş sözleşmeleri ile 1 tam yıl çalışmadığından derece kademe sisteminden yararlandırmadığını, sonraki dönem Toplu İş Sözleşmesi ücret zamlarının uyguladığını, herhangi bir yanlış ücret belirlemesinin söz konusu olmadığını, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce ilave tediyelerden sigorta primi kesilmediğini, kanunun yürürlük tarihinden sonra prim kesintisi yapıldığını, bu kesintilerin Sosyal Güvenlik Kurumundan istenmesi gerektiğini, banka promosyonu için 13.11.2011 tarihinde ihale yapıldığını ve davacı dahil karayollarına devredilen 62 personelin ihaleye dahil edilmediğini, bu personelin davalı idareden maaş almaya devam etmeleri halinde promosyon ödeneceğine ilişkin sözleşmeye özel hüküm konulduğunu, ancak davacı bu ihaleden sonra idareden hiç maaş almadan karayollarına devredildiğinden promosyon alacağı doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dava devam ederken davalı gösterilen … kanunla kaldırıldığından davalı taraf sıfatının belirlenmesi konusunda uyuşmazlık doğmuştur.
12.11.2012 tarihli 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 1. maddesinin 2. ve 5. fıkrası ile Ankara İl Özel İdarelerinin kaldırıldığı, yürürlük başlıklı 36. maddesinde de kanunun bu hükümlerinin ilk mahalli idareler seçiminde yürürlüğe gireceği beliritilmiştir. Anılan Kanunun kabul edildiği tarihten sonraki ilk mahalli idareler seçimi ile yürürlüğe girmesiyle Ankara İl Özel İdaresini tüzel kişiliği dava devam ederken sona ermiştir.
6360 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasıyla; mevzuatla il özel idarelerine yapılan atıflar bu Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan il özel idareleri için ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Hazineye, valiliklere, büyükşehir belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine yapılmış sayılacağı, tüzel kişiliği kaldırılan il özel idarelerine 22.02.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve diğer mevzuatla verilmiş olan yetki, görev ve sorumluluklar ilgisine göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından kullanılacağı ve yerine getirileceği, söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluş olduğu açıkça düzenlemiştir. Bu durumda kaldırılan il özel idareleri hakkındaki davaların ilgilisine göre devredildiği kurum ve kuruluşa yöneltileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıklarda İl Özel İdaresine karşı açılan davalarda öncelikle dava konusunu oluşturan faaliyet ve işlemlerle ilgili konuların hangi kurum ve kuruluşlara devredildiği ve devralanın tüzel kişiliğinin de bulunup bulunmadığı belirlenerek davalı sıfatının kime yöneltileceğinin tespiti gerekir.
Tüzel kişiliği sona eren il özel idarelerinin devir, tasfiye ve paylaştırılma işlemlerini düzenleyen 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulacağı bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabileceği, 4. fıkrasında bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idareleri; personelini, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçlarını bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde valiliğe bildireceği, bu idarelerin taşınmazlarının satışı, tahsisi ve kiralanması, iş ve toplu iş sözleşmesinin yapılması, her türlü imar uygulaması (inşaat ruhsatı hariç), iş makineleri ve diğer taşıtların satışı ile borçlanmaları İçişleri Bakanlığının onayına bağlı olduğu, 5. fıkrasında ise tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, valiliklere, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına, büyükşehir belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya ilçe belediyesine devredilmesine karar verileceği, devir işlemi, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimi tarihinde uygulamaya konulacağı Maliye Hazinesine devredilen taşınmazlar Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kullanmakta olan kurumlara tahsis edilmiş sayılacağı Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, bu Kanunun 1. maddesiyle tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerine, belediyelere ve köy tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş olanlar, kuruluş kanunlarıyla kendilerine verilen kamusal nitelikteki görevleri yerine getirmeleri amacıyla ve komisyon kararıyla, ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşlarına, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin bağlı kuruluşlarına ve ilçe belediyelerine tahsis edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeler kapsamında devir öncesi doğan ve bir kurum ve kuruluşa devredilemeyen işçilik alacaklarının tahsili için açılan davalarda taraf sıfatının kime ait olduğu konusunda anılan Kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dava konusu olayda getirilen devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararı işçi alacakları ile borç ilişkisinin devrine ilişkin olmayıp, şahsi sicil dosyalarının ve bir kısım envanterin …’na devrine ilişkindir. Tüzel kişiliği kaldırılan il özel idaresinin devir öncesi borçlarının hangi kuruma devredildiğinin belirlenmesi ve davalı taraf sıfatının borcu devralan bu kurum veya kuruluş olduğu, borçların devri konusunda alınmış bir karar yok ise anılan il özel idaresinin aktiflerini ve alacaklarını devralanın borçlardan da sorumlu tutulması gerekeceği, tüm bu araştırmalarla borçtan sorumlu tutulacak davada taraf ehliyetine sahip bir kurum veya kuruluş tespit edilemediği hallerde borcun mahalli idare birimi olan il özel idaresindeki çalışmalardan doğan bir borç olması dikkate alındığında davanın İçişleri Bakanlığına yöneltilerek sonuçlandırılması gerektiği dikkate alınmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.