YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5741
KARAR NO : 2017/4938
KARAR TARİHİ : 09.03.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin İş Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca davacının sadece üç aylık ücretinden sorumlu tutulabileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesinde, “Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret her hak ediş dönemi için “son üç aylık temel ücret” olarak değerlendirilmelidir.
Somut olayda davacının davalı işyerinde iki dönem çalıştığı, buna göre davacının 20.10.2008 tarihinde sona eren ilk dönem çalışmasının İş Kanunu 36. maddesi kapsamında yapım işi olduğu ve davalının ihale makamı olarak bu döneme ilişkin olarak sadece temel ücretle sorumlu tutulabileceği anlaşılmış olup Mahkemece davacının dava dışı şirketlerle davalı arasındaki asıl-alt işveren ilişkisi çerçevesinde davalı işyerinde 9 yıl 4 ay 27 gün çalıştığı kabulü ve bu kabule göre dava konusu fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması isabetli olmamıştır.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Yukarıda fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların ispatı açısından da geçerlidir.
Somut olayda, davacının hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışması tanık beyanlarına göre genel tatillerin ve hafta tatillerinin tamamında çalıştığı ve haftanın 7 günü 08.00-19.00 saatleri arası 1,5 saat ara dinlenme ile haftada 14 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanmıştır.
Davacının işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma tanık beyanlarına göre tespit edilmiş ise de dinlenen tanıkların çalıştıklarını beyan ettikleri sürelere göre hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma hesaplanan dönemin tamamında çalışma koşullarını bilemeyecekleri anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı tanıklarının sigortalı hizmet döküm cetvelleri getirilerek tam olarak hangi süre içerisinde davalı işyerinde çalıştıkları belirlenerek davacıyla birlikte ortak çalışma dönemi ile sınırlı olarak belirlenen tarih aralıkları için hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma ücret alacağı hesaplanmalı, tanıkların çalışma süresi haricindeki dönem için işyerinde çalışma düzenini bilmesi mümkün olmadığından söz konusu dönemler için hafta tatili fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağının ispatlanamadığının kabulü gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı işçi aylık net 1.150,00 TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. … davacının 1.000,00 TL’nin üzerinde ücret aldığını, davacı … ise davacının 1.150,00 TL ücretle çalıştığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının net 1.150,00 TL ücret aldığı kabul edilmiştir. Davacının ücretinin Mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın tespit edildiği anlaşılmasına göre yukarıda açıklanan şekilde emsal ücret araştırması yapılarak sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi