YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5862
KARAR NO : 2017/3790
KARAR TARİHİ : 27.02.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin son üç aylık ücreti, fazla mesai ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi gereğince, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. 6100 sayılı Kanun’un 280. ve 281. maddeleri hükmüne göre, “Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verilir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir. Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.”
Anayasanın, “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36/1. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” 6100 sayılı Kanun’un 27. maddesine göre davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu, bu hakkın; açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini de içermektedir. Ayrıca ispatın taraflar bakımından yalnızca bir yük olmasının ötesinde aynı zamanda bir hak olduğu unutulmamalıdır.
Dosya içeriğine göre, davacı vekili bilirkişi raporunun tebliğinden sonra süresi içerisinde verdiği dilekçe ile ücret alacağına ilişkin banka aracılığı ile yapılan birkısım ödemeler ve kullanılmayan yıllık izin süreleri konusunda itirazlarını bildirmiştir. Mahkemece, davacının itirazlarının giderilmesi amacı ile ek rapor alınması yönündeki isteğinin sonuca etkili olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 27. maddesi kapsamında davacıya ispat hakkının tanınması ve itirazları doğrultusunda bilirkişi raporundaki eksiklik ve belirsizliğin giderilmesi amacı ile ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinde; “Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. ” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı son celsede ıslah talebinde bulunmuş, talep mahkemece reddedilerek hüküm kurulmuştur. Hernekadar ıslah mahkemenin kabulüne bağlı bir usul işlemi değilse de, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 13.05.2016 tarihli ve 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı ilamı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığından, davacının bu yöndeki temyiz gerekçesi bozma sebebi yapılmamıştır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.