YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6099
KARAR NO : 2017/8223
KARAR TARİHİ : 11.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Rektörlüğe bağlı Tömer Dil Öğretim Merkezi İzmir Şubesinde 14.03.2013 tarihine kadar zincirleme iş akdine istinaden çalıştığını, iş akdinin sözleşme bitiminde haksız ve sebepsiz olarak feshedildiğini ancak kıdem tazminatının ödenmediğini ayrıca yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu, ödenmeyen söz konusu bu işçilik hak ve alacaklarının tahsili bakımından İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2013/6080 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ancak işverenin takibe kötüniyetle itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek İzmir 6.İcra Müdürlüğünün 2013/6080 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2547 sayılı Kanun’un 31. maddesine istinaden ders saati karşılığı okutman olarak istihdam edildiğini dolayısı ile çalışması 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinden kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, uyuşmazlık konusu olay idari yargının konusunu teşkil ettiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksi düşünülse bile davacının ders saati başına ücret alması nedeni ile kıdem tazminatına esas ücretin akort ücret usulüne göre belirlenmesi gerektiğini, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığı gibi yıllık izin ücreti alacağının da bulunmadığını bu hali ile icra takibine vaki itirazın haklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Bu şartlar yoksa likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut olayda, Mahkemece yapılan yargılama sonunda alacağın likit olması nedeni ile davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Her ne kadar, davacının yaptığı takip fesih sonrası kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarına ilişkin olup bu alacakların hesaplanması ve miktarı işverence bilinmesi gereken ücret unsuruna dayanmakta ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Ne var ki, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan mahkeme kararının hüküm kısmının; “2-Asıl alacağın % 20’ı olan 2.972,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde olan 2. bendinin hüküm yerinden tamamen çıkarılarak yerine, 2. bent olarak “2-Davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine” rakam ve sözlerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.