Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/6396 E. 2017/16376 K. 06.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6396
KARAR NO : 2017/16376
KARAR TARİHİ : 06.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işten kendi isteği ile ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı işçi, 08.00-19.00 ve 19.00-08.00 saatleri arasında vardiya usulü ile çalıştığını, ayda 108 saat fazla çalışma yapmasına rağmen 30 saat fazla çalışma karşılığının ödendiğini beyan etmiştir. Davacı tanıkları, otuz saat fazla çalışma ücretlerinin karşılığının ödendiğini belirtmişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 08.00-19.00 saatleri arasında birbuçuk saat ara dinlenmesi ile haftada oniki saat fazla çalışma yapıldığı ve tanık beyanları doğrultusunda ayda otuz saat fazla çalışma ücretinin ödendiği kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de yapılan hesaplama doğru bulunmamıştır. Mahkeme tarafından, davacının vardiyalı çalıştığı ve haftada oniki saat fazla çalışma yapıtığının kabulü ile hesaplanan aya ilişkin imzalı bordroda otuz saatten fazla çalışma yapıldığı belirtilmiş ise, belirtilen fazla çalışma miktarı kadar hesaplanan fazla çalışma miktarından, otuz saatten az fazla çalışma yapıldığı bildirilmiş ise, tanık beyanları dikkate alınarak otuz saat, hesaplanan fazla çalışma miktarından mahsup edilmeli sonucuna göre fazla çalışma ücret alacağı miktarı hüküm altına alınmalıdır.
2-Ayrıca, davacı işçi iş sözleşmesini fazla çalışma ücretinin ödenmemesi sebebiyle feshettiğinden, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda fazla çalışma alacağının bulunduğunun belirlenmesi halinde kıdem tazminatına hükmedilmesi gerektiği hususu da gözetilmelidir.
3-Dosya kapsamında bulunan bordroların incelenmesinde, bazı bordrolarda genel tatil ücret alacağı tahakukkunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle, davacıya ait banka hesap ekstresi getirtilmeli, sonrasında bordroda tahakkuk olan imzalı bordroların ait olduğu aylar dışlanmalı, ancak bordronun imzasız olması halinde ise tahakkuk ettirilen tutarlarının ödendiğinin ispatlanması halinde, ödenen miktarlar hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.