YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6764
KARAR NO : 2017/13461
KARAR TARİHİ : 06.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı … şirketinde 01.05.1987 tarihinden 07.07.2008 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, 2007 yılı Aralık ayından itibaren sigorta primlerinin yatırılmadığını, çalışma süresi boyunca haftalık çalışma saatinin çok üzerinde çalıştığını bu ücretlerinin ve genel tatillerde çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izne hiç ayrılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işyerinde dönemler halinde çalıştığını, sürekli çalışmadığını, en son istifa ile işten ayrıldığını, 1996-2004 yılları arasında çalışmasından dolayı kıdem tazminatı ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, davalı taraf, davacının işyerinde dönemler halinde çalıştığını, sürekli çalışmasının olmadığını, ikinci dönem çalışmasından (01.08.1996-20.04.2004 tarihleri arası) dolayı 3.257.72 TL kıdem tazminatının ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 01.05.1987-31.05.1996; 01.08.1996-30.04.2004; 15.05.2004-15.08.2005; 20.08.2005-31.12.2007 tarihleri arasında 4 dönem halinde sürekli olarak çalıştığını kabul etmiştir.
İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının iş akdinin son bulduğu 31.12.2007 tarihine kadar hak etmiş olduğu kıdem tazminatı alacağı hesaplanmış ve davalı tarafça, 30.04.2004 tarihinde kıdem tazminatına karşılık ödenen miktar aynen mahsup edilmiştir. Mahkemece davalı tarafından 2004 yılında ödenen kıdem tazminatının işleyen faizi ile birlikte mahsup edilmesi gerekirken ödenen miktarın aynen mahsubu hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.