YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7021
KARAR NO : 2017/8949
KARAR TARİHİ : 18.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait aşçı başı olarak çalışmakta iken istifaya zorlandığını, ücretlerinin eksik ödendiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, hiç izin kullanmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yarım ödenen ücret alacağı, kötüniyet tazminatı alacaklarının; birleşen davada ise, bakiye kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının işverenden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının başka bir otelde iş bulması nedeniyle istifa ettiğini, tazminata hak kazanmadığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraflar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddeye göre, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı asıl davada genel tatil ücreti talep etmemiş, birleşen dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla, 1.000,00 TL genel tatil ücreti talep etmiştir. Mahkemece, 2.160,75 TL brüt genel tatil ücreti alacağının birleşen dava tarihi olan 04.04.2013 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi, söz konusu kanuni düzenleme gereğince miktar itibariyle talebin aşılması mahiyetindedir.
Açıklanan husus bozma sebebi ise de, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, temyiz olunan kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Yukarıda yazılı sebepten, temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasında “20.03.2014 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanan miktar üzerinden takdiren ½ oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 2.160,75 TL brüt genel tatil ücreti” ifadesinden sonraki “alacağının” kelimesi silinerek yerine “alacağından taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL’nin” ifadesi eklenmek suretiyle, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.