Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/7078 E. 2017/8775 K. 17.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7078
KARAR NO : 2017/8775
KARAR TARİHİ : 17.04.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir.
Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir.
İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır.
Dosya içeriğinden, iş sözleşmesinin, işverenin 30.11.2011 tarihli fesih bildirimi ile davacının sevk ve idaresinde olan ve tüm bakımları yapılmış araçta meydana gelen arızada, yetkili servisin talimatlarına davacının uymadığı ve zararın daha da büyümesine sebep olduğu, zarar miktarının da yaklaşık 5.000,00 TL’nin üzerinde olduğu gerekçesiyle haklı nedene dayanılarak feshedildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, yazılı ve açık bir şekilde gerekçeleri ifade edilmiş fesih bildirimi karşısında, Mahkemece, işten ayrılış bildirgesinde “diğer nedenler” açıklamalı kod 22 olarak işten ayrılış sebebinin bildirildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Diğer taraftan, somut fesih gerekçesi yönünden ise Mahkemece yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Yapılacak iş, feshe konu arıza ile ilgili mevcut tüm bilgi ve belgelerin dosya kapsamına getirtilmesi, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile arızanın meydana geliş şekli ile kapsamı, davacının somut olay bağlamında mevcut kusurunun ve davacıya atfedilebilecek kusur var ise bu kusurun meydana getirdiği zarar miktarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ile oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
3-Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin son brüt ücretidir. Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacının giydirilmiş ücretine, şehir dışına gittiği zamanlarda kendisine ödenen yol ve konaklama gideri karşılığı günlük brüt 21,95 TL’lik tutarın da eklendiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden, söz konusu ödemenin sürekli nitelikte olmayıp, seyahatten kaynaklı olarak yapıldığı anlaşıldığından giydirilmiş ücrete ilavesi doğru olmamıştır. Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.