Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/7156 E. 2017/9164 K. 19.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7156
KARAR NO : 2017/9164
KARAR TARİHİ : 19.04.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin çalışmasına şubenin kapatılması sebebiyle son verildiğini, kendisine yapılan ödemelerde eksik hesaplamalar yapıldığını, çalışma süresinde hakettiği bir takım alacakların ödenmediğini beyan ederek kıdem tazminatı, eşit işlem ilkesine aykırılık tazminatı, ücret farkı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; davacının ilk dönem çalışması sonrasında kıdem tazminatı ödendiğini ve davacının ibraname verdiğini, son dönem çalılşması bakımından da kıdem tazminatı hesabı yapılığını, bir kısmının ödendiği, ayrıca davacının 11.10.2011 tarihinde şirketten ayrılırken şirketi ibra ettiğini, davacının alacak iddilarının kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının ilk dönem çalışması sonrasında sunulan ibranamenin dosya içeriğine göre ilgli dönemin tafiye edildiğini ispatlayacak nitelikte olmadığı, iş sözleşmesinin kıdem tazminatını hakeder şekilde sona erdiğinin tartışmasız olduğu, talep edilen kadar kullanılmamış izin ücretlerinin hesaplandığı, ikramiye alacağı bulunduğunun ispatlanamadığı, ayrımcılık yapıldığına ilişkin bir durumun tespit edilmediği, tanık beyanlarından anlaşılan fazla mesai çalışmaları karşılığının hüküm alındığı belirtilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının davalı işyerinde çalıştığı ilk dönemin tazminatı ödenmek suretiyle tasfiye edip edilmediği uyuşmazlık konusudur.
Davacının davalı işyerindeki çalışmasının iki dönem halinde geçtiği, ilk dönemin 01.05.1997-04.01.2002 arası olup sonrasında davacının işverene verdiği 04.01.2002 tarihli dilekçesi içeriğinde, işyerinden bir alacağı kalmadığını ve işyerini ibra ettiğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. İkinci dönem çalışması ise 01.04.2002-11.10.2011 tarih aralığında gerçekleşmiş olup bu dönem için davacıya kıdem tazminatına mahsuben bir kısım ödemeler yapıldığı dosyada görülmektedir. Mahkemece yapılan değerlendirmede, ilk dönem çalışması sonrasında düzenlenen tazminat bordrosunun imza içermediği, ibranamede kıdem tazminatının yer almadığı, kıdem tazminatının ödendiğine ilişkin banka dekontu, makbuz vb. belgenin bulunmadığı ifade edilerek davacının kıdem tazminatı hesabı bakımından hesaplama, toplam çalışma süresi olan 14 yıl, 2 ay, 15 gün üzerinden yapılmıştır. Mahkemenin bu değerlendirmesi dosya içeriğine uygun değildir. Davacının ilk dönem çalışması sonrasında işverene verdiği 04.01.2002 tarihli dilekçe içeriği tek başına incelendiğinde, kıdem tazminatının ödendiğini ispatlayacak ve ilgili dönemin tasfiye edildiği sonucunu çıkaracak nitelikte olmasa da davacının ikinci dönem çalışması sonrasında işverene sunduğu 11.10.2011 tarihli “İbraname” başlıklı dilekçesinde, davalı işyerindeki çalışma süresini 01.04.2002-11.10.2011 tarihi olarak ifade etmiş olması ile beraber değerlendirildiğinde davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edildiği sonucuna ulaşılacaktır. Buna göre, davacının 01.05.1997-04.01.2002 arasında geçen ilk dönem çalışmasının tasfiye edilmiş olduğu kabulü ile davacının taleplerinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Taraflar arasında davacının davalı işyerinde 01.05.1997-04.01.2002 tarihleri arasındaki çalıştığı ilk dönemin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle tasfiye edilip edilmediği noktasında uyuşmazlık mevcuttur.
Davacımız işyerinde 01.05.1997-04.01.2002 ve 01.04.2002-11.10.2011 tarihleri arasında iki dönem halinde çalışmıştır. İlk dönem çalışmalarına ilişkin olarak “…her türlü maaş,ikramiye, fazla çalışma,ücretli izin ve diğer sosyal haklarımı aldım. Herhangi bir alacağım kalmamıştır. İbra ediyorum.” şeklinde 04.01.2002 tarihli bir ibraname ile kıdem tazmiatı tahakkuku yapılan ancak tarafların imzasını taşımayan kıdem tazminatı bordrosu sunulmuştur. Davalı işveren ise ilk dönem çalışmasına yönelik olarak kıdem tazminatının ödendiğini savunarak yevmiye defteri fotokopisi ibraz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi hükmüne göre yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanunu”nun yürürlükte bulunan 14/2. maddesine göre işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceği hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmayacaktır.
Davacının ilk dönem çalışmasının ne şekilde sona erdiği belli olmamakla birlikte davalının kıdem tazminatı ödendiğini savunması karşısında artık önceki dönemin tazminata hak kazandırır şekilde feshedildiğinin kabulü ile her iki dönemin birleştirilmesi gerekir. Davalı savunmasında belirttiği kıdem tazminatı ödemesine ilişkin olarak yevmiye defteri fotokopisi sunmuş, ödenecek kıdem tazminatı olarak görünen tutarın davacıya ödendiğini ispata yarar makbuz, banka dekontu v.b bir delil sunmamıştır. Kıdem tazminatının ödendiğine ilişkin davacıdan sadır olan, imzasını havi ödeme belgesi mevcut olmadığından, düzenlenen 04.01.2002 tarihli ibranamede de kıdem tazminatı açıkça yer almadığından davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edildiği kabul edilemez. Hal böyle olunca Mahkemenin davacının aynı işveren nezdinde fasılalı çalıştığı ve hizmetlerinin birleştirilerek tüm süre üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği şeklindeki kabul isabetli olup kararın onanması gerekirken sayın çoğunluğun davacının ikinci dönem çalışması sonunda imzaladığı 11.10.2011 tarihli ibranamede davalı işyerindeki çalışma süresini 01.04.2002-11.10.2011 tarihi olarak ifade etmesinin ilk dönem çalışmasının tasfiye edilmiş olduğunun kabulü gerekeceği şeklindeki bozma görüşüne katılmamaktayım. 19.04.2017