Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/7161 E. 2017/9169 K. 19.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7161
KARAR NO : 2017/9169
KARAR TARİHİ : 19.04.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin takip konusu yaptığı bakiye kıdem tazminatı alacağı ile hiç ödenmeyen ihbar tazminatı ve bayram harçlığı alacağı, ayrıca işlemiş faiz ve fer’ileri bulunduğunu, .. 1. İcra Müdürlüğünün 2010/5486 sayılı dosyasıyla 18.10.2010 tarihinde tazminat, izin, ücret ve bayram alacakları için 23.378,98 TL tutarlı takibe giriştiğini, yetki itirazı üzerine….. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12567 sayılı dosyasındaki takipte davalının ihbar tazminatı, bayram alacağı ve faizleri ile kıdem tazminatının 2.375,36 TL’lik kısmı hariç bakiyesine itiraz ettiğini ileri sürerek kısmî itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %40’tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; iş sözleşmesi 12.05.2010 tarihinde davacı tarafından feshedildiğinden ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının bakiye ücret alacakları ile kıdem tazminatının 02.8.2010-06.01.2011 tarihleri arasında ödendiğini, 20.527,46 TL ödeme yapıldığını, raporlu olduğu günlere istinaden 796,97 TL işgöremezlik kesintisi yapıldığını, bayram alacağı bulunmadığını ve 12.05.2010 tarihli dilekçesinde de ücret, yıllık izin ve kıdem tazminatı alacağı dışında başka kalemlere yer vermediğini, ayrıca faiz talebinden feragat edildiğini, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, davacının 916,04 TL net kıdem tazminatı alacağı ile işlemiş faizi 502,37 TL alacağının bulunduğu, ayrıca 2009 yılında kendisine ödenmesi gereken yakacak yardımı almaya hakkı olduğu, İzmir Odun ve Kömür satıcıları odasının 12.11.2009 tarihli yazısından bir ton kömür bedeli olarak davacının 370,00 TL almaya hakkının bulunduğu belirtilerek tespit edilen miktarlar üzerinden takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı temyizi yönünden;
2-İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz ve miktarının belirlenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanun’un 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği mülga 1475 sayılı Kanun’un 14/11. maddesinde öngörülmüştür.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda …. Bank A.Ş.’nin cevabında bildirilen faizin 11.05.2010 tarihinde fiilen uygulanan oran olup fesih ve 30 günlük mehil sonu itibariyle uygulanmakta olan faiz oranı olmadığı gerekçesiyle … Bankası A.Ş.’nin bildirdiği % 7,5 oranın hesaplamaya esas alındığı belirtilmiştir. Mahkemece, faiz konusunda başka bir araştırma yapılmadan bilirkişi raporunda hesaplanan işlemiş faiz miktarı hüküm altına alınmışsa da yapılan değerlendirme hatalıdır. Buna göre, fesih ve icra takip dönemi arasında fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi tereddütsüz şekilde tespit edilmeli, bu oran üzerinden kıdem tazminatının işlemiş faiz hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti konusunda da ihtilaf bulunmaktadır. Mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda, kıdem tazminatı bakımından asıl alacak miktarı olarak tespit edilen 916,04 TL hakkında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmişse de işlemiş faiz olarak tespit edilen miktar bakımından vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Takip konusu içeriğinde fesih tarihinden itibaren işlemiş faiz bulunmakta olup davalı tarafından takibe bu yönden de itiraz edilmiştir. Buna göre, işlemiş faiz de dava konusu olduğundan kabul edilen miktar bakımından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi değerlendirme hatalı olup bozma konusu yapılmıştır.
Davalı temyizi yönünden;
4-Somut olayda, mahkemece, asıl alacağın yüzde kırkı oranında belirlenen icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki, talep edilen alacak kalemleri içeriği ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olduğundan bahsedilemeyecektir. Bu halde, alacak likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatına dair talebinin reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olup bir diğer bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.