YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7447
KARAR NO : 2017/10473
KARAR TARİHİ : 08.05.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; davacının 27.06.2001 tarihinde …Ltd. Şti.’nde kaynakçı ustası olarak çalışmaya başladığını, şirketin 13.02.2009 tarihinde davalı … Tic. Ltd. Şti.’ne devrolduğunu, davacının iş akdinin devir alan şirket tarafından, devir alınmanın ertesi günü, tarafından her türlü işçilik hakları ödeneceği vaadi ile haksız olarak feshedildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, işyeri devrinin söz konusu olmadığını, davalı şirketin …. Ltd. Şti.’den bir kısım makinalar satın aldığını, satın alınan makinaların yasal olarak faturalandırıldığını, davacının davalı şirkette hiç çalışmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davacının 13.02.2009 tarihinde 22 kod (diğer nedenler) gerekçe gösterilerek… şirketinden çıkışının bildirildiği, yazılı fesih bildirimi bulunmayıp, dinlenen davacı tanıklarının devir olduktan 2-3 gün sonra iş akdinin feshedildiğini beyan ettikleri, buna göre iki şirket arasında işyeri devrinin söz konusu olduğu, davalı tarafın devir olması halinde dahi davacının iş teklif edilmesine rağmen çalışmadığı şeklindeki beyanı, iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispat yükünün işverene ait olması, uzun yıllar aynı işyerinde çalışan işçinin hiçbir neden olmadan bütün tazminatlarını almadan işten ayrılmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından devralınıp devralınmadığı uyuşmazlık konusudur
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanunu’nun 6. maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir. Bu anlatıma göre, alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü işyerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında işyeri devri niteliğindedir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları da bu yöndedir .
Süresi sona eren alt işverenle yeni ihaleyi alan alt işveren arasında açık biçimde işyeri devrini öngören bir sözleşme yapılması da imkân dahilindedir. Alt işverenin değişmesine rağmen yeni alt işveren nezdinde işyerinde çalışmaya devam edecek olan işçilerin belirlendiği hallerde, sözü edilen işçiler bakımından iş sözleşmelerinin devralan işveren geçtiği tartışmasızdır. Ancak yeni alt işverende çalışacak olan işçiler arasında gösterilmeyen ve süresi sona eren alt işveren tarafından başka bir işyerinde çalıştırılmak üzere bildirimde bulunulmayan işçilerin iş sözleşmelerinin devreden alt işveren tarafından feshedildiğini kabul etmek gerekir.
Alt işverenin asıl işverenle akdettiği çalışma süresinin sonunda veya süresinden önce alt işverenin, ilişkinin sonlandırılması nedenine dayalı olarak tüm işçilerine başka işyeri göstererek işyerinden ayrılması, ardından işin asıl işveren tarafından başka bir alt işverene verilmesi örneğinde alt işverenler arasında hukukî bir ilişki bulunmamaktadır. Hukukî ilişki, alt işverenler ile asıl işveren arasında gerçekleştiğinden belirtilen durum alt işverenler arasında işyeri devri olarak değerlendirilemez.
Alt işverenlerin değişmesi en yaygın biçimde, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması ve işçilerin yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu eylemli durumun işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti ile hukukî sonuçlarının belirlenmesi önemlidir. Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya iş sözleşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri halinde, alt işverenler arasında İş Kanununun 6 ncı maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulü gerekir. Bu durumda yeni alt işverenin, devam eden hizmet akitlerini de devraldığı aynı maddede hükme bağlanmıştır.
İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. İş sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, iş sözleşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz. Buna karşın, süresi sona eren alt işverence işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde, yapılan fesih bildirimi ile iş ilişkisi sona ereceğinden, işçinin daha sonra yeni alt işveren yanındaki çalışmaları yeni bir iş sözleşmesi niteliğindedir. Bu durumda feshe bağlı hakların talep koşulları gerçekleşeceğinden, feshin niteliğine göre hak kazanma durumunun değerlendirilmesi gerekecektir.
Somut olayda, davacı adına 27.06.2002-13.022009 tarihleri arasında dava dışı. … Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinden sigorta bildirimi yapıldığı ve 13.02.2009 tarihinde kodu 22(diğer nedenler) olarak belirtilerek çıkışının bildirildiği anlaşılmaktadır. …Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün yazısı incelendiğinde, davalı şirket adına düzenlenen işyeri bildirgesinde sigortalı çalıştırmaya başlanılacak tarihin 14.02.2009, çalıştırılacak sigortalı sayısının 34, yapılan işin araç soğutma sistemleri, yedek parça üretimi olarak bildirildiği, davacı da dahil dava dışı … şirketinde çalışan 34 işçinin tamamı için 13.02.2009 tarihinde işten çıkış nedeninin 22 kod (diğer nedenler) gerekçe gösterilerek çıkış bildirimlerinin verildiği, bu işçilerden 30 tanesinin 14.02.2009 tarihinde… şirketinden işe giriş bildirimlerinin yapıldığı ve dava dışı … şirketinin gayri faal duruma düştüğü anlaşılmaktadır. Dava dışı … şirketi ile davalı şirket arasında işyeri devri olduğu (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 08.122.015 tarih ve 2015/36435 esas-24726 karar sayılı ilamı ile de kabul edilmiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece dava dışı … Şirketi ile davalı şirket arasında işyeri devri olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, mahkemece yazılı fesih bildirimi bulunmadığı ve dinlenen davacı tanıklarının devir olduktan 2-3 gün sonra iş akdinin feshedildiğini beyan ettikleri gerekçesiyle davalı şirketin davacının talep ettiği feshe bağlı alacaklardan sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de; davalı şirketin temyiz aşamasında sunduğu belgelere göre; 13.02.2009 tarihinde dava dışı … şirketi ile davacı arasında iş akdinin karşılıklı olarak sona erdirilmesine ilişkin anlaşma yapıldığı ve kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretine ilişkin alacakların ödeme planı çerçevesinde ödeneceğinin belirtildiği, ibraname başlıklı ekinde ise davacının 9.208,90 TL kıdem ve 700,00 TL yıllık izin alacağını belirlenen ödeme planı içerisinde almayı kabul ettiğini belirttiği ve bu belgelerin altında davacının imzası olduğu görülmektedir. Davalı şirkette 14.02.2009 tarihinde işe girişi bildirilen işçiler arasında da davacının ismine rastlanılmamıştır. … halde iş akdinin işyeri devrinden önce son bulup bulmadığı, bir başka deyişle davacının iş sözleşmesinin davalı şirkete devredilmiş olup olmadığı araştırılmaya muhtaçtır.
Açıklanan nedenler ile, davacı asil isticvap edilerek davalı yanca sunulan belgelerin içeriğine ve imzaya karşı diyecekleri sorulmalı, gerekirse tanıkların beyanlarına yeniden başvurulmalı ve davacının iş sözleşmesinin işyeri devrinden önce sonlandırılmış olup olmadığı teraddütsüz bir şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.