Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/7657 E. 2017/3823 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7657
KARAR NO : 2017/3823
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, emeklilik nedeniyle iş akdine son verdiğini öne sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışça, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, devamsızlık nedeniyle iş akdinin son bulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre, davalının ve davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı haftanın 7 günü 05.00-23.00 arası çalıştığını iddia etmiş, davalı ise davacının fazla çalışma yapmadığını savunmuştur. Taraf tanıklarının beyanına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda ara dinlenme süreleri düşüldükten sonra davacının ayın 2 haftasında 6 gün günde 11 saat, ayın 2 haftasında ise 7 gün günde 11 saat çalıştığı kabul edilerek haftada ortalama 26.5 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilmiştir. Bu hesaplama yöntemi hatalıdır. Davacının ayda iki kez hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili çalışması hüküm altına alınmasına karşın fazla çalışma hesabında hafta tatilinde çalışılan günlerde normal mesai saati olan 7.5 saatin düşülmemesi mükerrer hesaplamaya neden olmuştur. Fazla çalışmanın haftalık hesaplanması yerine aylık yapılan fazla çalışmaya göre ortalama haftalık fazla çalışma süresinin hesaplanmış olması da doğru bulunmamıştır. Davacının ayın iki haftasında 6 gün günde 11 saat çalışma ile haftalık 21 saat fazla çalıştığı; hafta tatili günlerinde çalıştığı ayın iki haftasında ise haftanın 6 günü günde 11 saat, 1 günü ise hafta tatili alacağı olarak hesaplanan 7.5 saatin düşülmesi ( 11-7.5 saat) ile 3.5 saat çalışarak haftada 24.5 saat çalıştığının kabulü yerine yazılı şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup davalının bu yönü kapsayan temyiz itirazları yerinde görüldüğünden bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabul şekline göre, takdiri indirim dışında reddedilen dava miktarı 796,45 TL’dir. Karar tarihi olan 2013 yılında yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, reddedilen miktarın 3.666,66 TLye kadar olduğu davalar bakımından davalı yararına 440,00 TL maktu avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş olup kısmi ret nedeniyle davalı yararına hükmedilmesi gereken avukatlık ücretinin 440,00 TL yerine 1.320,00 TL olarak belirlenmesi hatalıdır. Davacının bu yönü kapsayan temyiz itirazları yerinde bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 27.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.