YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7760
KARAR NO : 2017/10807
KARAR TARİHİ : 11.05.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin sigorta girişinin geç bildirilmesi, fazla mesailerinin ödenmemesi ve SSK tahakkuklarına fazla mesailerinin yansıtılmaması ve yıllık izinlerinin eksik kullandırılması nedeniyle iş akdini fesih ettiğini bildirdiğini, fazla mesai alacağı, kıdem tazminatı alacağı, yıllık izin alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleştirilen 2014/347 esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde ise ulusal-dini bayram ve genel tatil çalışmalarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiği, davacıya kıdem tazminatının ödenmediği yargılama içeriğinde alınan 22.05.2014 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarı uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde; davacı lehine asıl dava bakımından 3.550,20 TL, birleşen dava bakımından ise 1.467,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Mahkemenin 2014/347 Esas sayılı dosyasında, dava açılması sonrası herhangi bir yargılama işlemi yapılmadan dosya üzerinden yapılan incelemenin ardından asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Yargılamanın beraber yürütüldüğü, mahkemenin 2014/237 Esas sayılı asıl dosyası içeriğinde kabul edilen toplam miktar üzerinden davacı taraf lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleşen davalar bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ne göre hesaplanan 3.550,20 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” kısmının hükümden çıkarılarak yerine; “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ne göre hesaplanan 3.715,72 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
“Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ne göre hesaplanan 1.467,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” kısmının ise tamamen silinmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.