YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7826
KARAR NO : 2017/10428
KARAR TARİHİ : 08.05.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini emeklilik nedeni ile feshettiğini belirterek ödenmeyen kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını, genel tatil günlerinde çalıştığnı iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve genel tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve genel tatili çalışmalarının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıklar ile davalı ile husumet içerisinde olan anlatımlarına değer verilemez.
Dosya içeriğine göre, davacı tanığı …’in beyanı doğrultusunda haftada 15 saat fazla mesai yaptığı ayrıca, dini bayramlarda bir gün ve 29 Ekim hariç resmi bayramlarda çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda fazla mesai ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.
Davalı işyerinde, … Makine İşletme Müdürü olarak çalışan davacı tanığı …’nın açtığı benzer nitelikteki davada fazla mesai ve genel tatil ücreti ve diğer taleplerin reddine ilişkin verilen karar, davacı temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Anılan tanığın, davalı işverene karşı daha önce aynı nitelikte dava açması nedeni ile davacı ile aralarında menfaat birlikteliği bulunmaktadır. Bu sebeple beyanının esas alınması mümkün değildir. Mahkemece, hükme esas alınan tanık … beyanı ise hesaplamaya elverişli nitelikte olmadığı gibi diğer tanık ifadeleri ile de çelişkilidir. Dairemizden temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen, … Makine İşletme Müdürü olarak çalışan davacı tanığı …’nın dosyasındaki kabuller ile tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasındaki diğer sorun davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem zammı alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.
Belediye İş Sendikası ile davalı arasında imzalanan 01.04.2007-31.03.2009 Toplu İş Sözleşmesinin 5/B maddesinde mühendis ve mimarların kapsam dışı olduğu belirtilmiştir.
… AŞ. Yönetim Kurulunun 24.10.2007 tarihli 42 nolu toplantı tutanağının 1. maddesinde, Belediye İş Sendikası ile imzalanan 01.04.2007-31.03.2009 dönemi Toplu İş Sözleşmesi ile ücret artışı haricinde getirilen ayni ve nakdi tüm sosyal hak ve yardımlarından şirketin kapsam dışı personelinin de başlangıç tarihi itibariyle yararlandırılacağı açıklanmıştır.
Davacı, davalı işyerinde 15.01.2007 tarihinden itibaren inşaat mühendisi üretim ve uygulama müdürü olarak çalışmıştır.
İşyerinde 01.04.2007-31.03.2009 tarihleri arasında uygulanan Toplu İş Sözleşmesinin 55/a maddesinde, “Tüm işçilere deneme süresi dahil 01.04.2007 tarihinden geriye doğru işyerinde geçen her tam hizmet yılı için 0,10 TL brüt günlük kıdem zammı ödenir. Kıdem zammı ücret bordrolarında görünen toplam gün üzerinden hesaplanarak tahakkuk ettirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan dönem bakımından kıdem zammı alacağı hesaplanmıştır. Ancak davacının 15.01.2007 tarihinde davalı bünyesinde işe başlaması ve 01.04.2007 tarihinden geriye doğru tam hizmet yılı bulunmaması sebebi ile bu toplu iş sözleşmesi dönemi için kıdem zammı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.