Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8094 E. 2017/11793 K. 22.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8094
KARAR NO : 2017/11793
KARAR TARİHİ : 22.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işçilik alacaklarını alamadığı gerekçesiyle iş akdini haklı olarak feshettiğini belirterek işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı kanuni süresi içinde taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin, fazla çalışma yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazl açalışma ve bayram ile ile tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacağa dair iddianın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davalı vekili tarafından davacı tanıklarının davalarının olması nedeniyle husumetli isimler olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davacı tanıklarının diğer dosyalarda davacı konumunda bulunması, birbirlerine tanık olmaları gerekçeleriyle indirim uygulanmasına gidilmişse de birlikte işten çıkarılan, davalı işveren aleyhine dava açan ve menfaat birliktelikleri olan davacı tanık anlatımları dikkate alınarak, onların beyanları üzerine yapılan hesaplama ile alacaklar belirlenemeyecektir. Davacı tanıkları husumetli ise beyanlarına itibar edilmememesi, başkaca delil ya da davalı tanık beyanlarının incelenmesi gerekir. O halde davacı tanıklarının husumetli isimler olup olmadığı araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
3-Davacı taraf; eldeki dosya ile davalısı aynı olan…1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/488 esas sayılı dosya için dinlenen tanık beyanlarının işbu dosya tanıkları, bu dosya tanıklarının ise 2013/488 sayılı dosya için beyanda bulunduklarını beyan etmiştir. Tanık beyanlarının karıştığı hususu mahkeme ara kararı ile de doğrulanmış duruşma zaptlarının değiştirileceği 24.02.2014 tarihli celsede belirtilmiş ancak buna ilişkin bir gerekçe ya da hesaplamaya rastlanmamıştır. Bu nedenle denetime açık olarak tanık anlatımları değerlendirilememiştir. Söz konusu çelişki giderildikten sonra karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.