Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8143 E. 2017/16081 K. 04.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8143
KARAR NO : 2017/16081
KARAR TARİHİ : 04.07.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Mahkeme, temyiz edilen kararın kesinlik sınırı altında kalması sebebi ile tarafların temyiz istemini 26.01.2015 tarihli ek kararı ile reddetmiştir.
Her ne kadar mahkemece hüküm sonucu kısmında hükmün kesin olduğu belirtilmiş ve tarafların temyiz talebi bir ek kararla miktardan reddedilmişse de, kabul edilen miktar olan 1.901.72 TL karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 1.890,00 TL’nin üzerindedir. Bu nedenlerle, temyiz talebinin reddine dair karar tesisi hatalı olup, mahkemece verilen 26.01.2015 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılarak dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalının işten çıkarılması üzerine müvekkili Kuruma başvurduğunu ve kendisine işsizlik ödeneği ödendiğini ancak işsizlik ödeneği alır iken davalının 11.03.2002 tarihinde gelir getirici işte çalıştığının tespit edildiğini bu nedenle işsizlik ödeneğinin kesildiğini, fazladan ödenen 773,17 TL işsizlik ödeneklerinin iadesinin 27. 09. 2005 tarihli ihbarlı mektupla istendiğini ve ancak bu mektubun davalıya 03.10.2005 tarihiyle tebliğ edildiğini, davalının yersiz aldığı meblağı ödememesi üzerine … 19. İcra Müdürlüğünün 2011/1096 sayılı dosyası ile aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itiraz dilekçesinin Kurumlarına tebliğ edilmediğini, bunun üzerine icra dosyasının yenilenerek 2013/1827 esasına kayıt edildiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına, 773,17 TL asıl alacak ve 1.128,55 TL işlenmiş faizi ile birlikte toplam 1.901,72 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, icra takip dosyasından müvekkiline gönderilen ödeme emrinin 05.12.2011 tarihiyle tebliğ edildiğini ve 12.12.2011 icra takibine itiraz edildiğini, davacının ise 1 yıllık süre içerisinde dava ikame etmesi gerekirken aradan yaklaşık 3 yıl süre geçtikten sonra iş bu davayı açtığını, davacı her ne kadar icra dosyasının yenilendiğini bahsetmiş ise de bu yenileme işleminin müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmiş olsa belki müvekkilinin borcu varsa ödeyebileceğini, ödeme emrine konu borcun zamanaşımına uğradığını, ödeme emrinde 36,79 TL ve 1.091,76 TL olarak iki kalem faizin işletildiğini, oysa icra takibinden önce temerrüt oluşmadığını, bu nedenle davacı alacaklının faiz talep hakkı olmadığını, icra inkar tazminatının davanın açıldığı tarihteki oranının %20 olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının yaptığı takibin yerinde olduğuna, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davacı tarafından işçi aleyhine … 19. İcra Müdürlüğünde 2011/10960 takip numaralı dosyadan başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, ödeme emrinin 05.12.2011 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 12.12.2011 tarihinde süresi içerisinde takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, bu tarihten sonra alacaklı vekilinin yenileme talep tarihi olan 04.02.2013 tarihine kadar dosyada bir işlem yapmadığı anlaşılmaktadır. Davacı alacaklının yapmış olduğu takibe karşı borçlu süresinde ve usule uygun olarak itiraz etmiş olmakla İİK’nun 66. maddesi gereğince anılan takip duracağından, durma kararı sonrası itirazın iptali veya itirazın kaldırılmasına karar verilmeden takip dosyasında hiçbir işlem yapılamaz. İcra İflas Kanununun 67. maddesinde; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya içeriğine göre, alacaklının borçluya ödeme emrinin 05.12.2011 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra 04.02.2013 tarihli yenileme talebine kadar alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmadığı ve bu tarihler arasında 1 yıllık itirazın iptali dava zamanaşımının dolmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davacı alacaklının hak düşürücü süreyi kaçırdığı, ödeme emrinin 05.12.2011 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra 04.02.2013 tarihine kadar herhangi bir işlem yapılmadığı ve icra takibinin düştüğü, alacaklı tarafından yeni bir icra takibi yapılması gerektiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece davanın reddi yerine kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.